FAYDALI BİLGİLER

Ebatlama İstanbul, Mdf Ebatlama Fiyatları İstanbul, Mdf Ebatlama İkitelli, Ebatlama Bantlama Fiyatları İkitelli, Mdf Ebatlama İstanbul, Suntalam Kesim Ve Bantlama İkitelli İstanbul, Sunta Ebatlama İstanbul, Ebatlama ikitelli İstanbul, PVC Bantlama ikitelli İstanbul, Minifix ikitelli İstanbul, CNC, Eğrisel Bantlama ikitelli İstanbul, PVC Kaplamalar ikitelli İstanbul, Ahşap Kaplamalar ikitelli İstanbul, Ahşap Kaplama, Kenar Bantlama ikitelli İstanbul, Ahşap Ürünler, CNC Ahşap, Ahşap CNC, Ahşap Kesme Makinası, Ahşap Kesme Makinaları, Ahşap PVC, CNC PVC, CNC Ebatlama ikitelli İstanbul, Kenar Kaplama ikitelli İstanbul, CNC Ahsap Kesim, Eğri Kenar Bantlama ikitelli İstanbul, CNC PVC Makinaları, PVC CNC Makinaları, Ahşap Ebatlama ikitelli İstanbul, Ahşap Profil Makinaları, Ebatlama, Minifix, Kesim, PVC, Bantlama, Eğrisel Kesim, Eğrisel Bantlama, Eğrisel PVC, Akustik Panel, Motif, Kapı, Kapı Göbeği, Ahşap Desen, Kündekari, Lazer Kesim, Kapak Kordonu, Kapak Motifi, 45 Derece Kesim, Mutfak Dolabı, Banyo Dolabı, Dekorasyon, İç Mimari, Tasarım, Proje, Portmanto, Sürgü Dolap, Dikey Delik İşlemi, Yatay Delik İşlemi, Ofis Mobilyaları, Vitrin Dekorasyon ikitelli İstanbul


Cnc Kesim Nasıl Yapılır

CNC freze tezgahları operasyon yeteneklerinin çeşitliliği bakımından en çok işlem kabiliyetine sahip olan tezgahlardır. Freze tezgahlar en az 3 olmak üzere 4-5 ve daha fazla eksende işlem yapabilme özelliklerine sahiptir.CNC, İngilizce Computer Numerical Control , kelimelerinin kısaltması yani 'bilgisayar sayımlı kontrol' anlamına gelir. Cnc makinalar, bilgisayar aracılığı ile programlanarak "otomatik" olarak işleme yapan makinelerdir.

Cnc makinalar ile kesme, delme, tel erozyon, ağaç işleme, torna, freze, lazerle kesim, ahşap oyma, gibi işlemler bilgisayar destekli olarak yapılabilmektedir. Firmamız profesyonel bir şekilde son derece teknolojik tezgahlarda cnc kesim, mekan dizaynına uygun pleksi harf cnc kesim alüminyum kesim, strafor kesim ve istenilen şekilde cnc motif kesim ile sizlere layık olanı sunmayı prensip edinmiştir.


Bantlama
Ebatlama
Cnc Kesim
Kapı
Kasa
Minifix
Mobilya
Pervaz

Panel Kesim ve Ebatlama
Kesintisiz çalışabilen makinelerimiz deneyimli personelimiz tarafından peryodik bakımları yapılarak kaliteli ve seri bir hizmet vermektedir.

Cnc Bantlama
Mobilya imalatında kullanılan teknolojinin son aşaması olan, eğri kenarları otomatik olarak bantlayabilme özelliği bulunan bilgisayar kontrollü (CNC) makinamızda, eğri kenar kesim, kapı kilidi, menteşe-kol yeri açma, kanal işleri, cumbayı 45° ve her açıda kesme, çapraz kesim, minifix ve delik işleri, kapak-cam yeri açma gibi mobilya imalatında akla gelebilecek işlerin büyük çoğunluğu yüksek hassasiyetle ve büyük bir özenle yapılmaktadır.


Panel Kesim ve Ebatlama, Cnc Bantlama, Bantlama Teknolojisinde Son Noktayız, Optimizasyon Programın Faydası Nedir, Cnc Kesim Hizmetlerimiz, Mobilyada Minifix Devri Hızlandı, Sürekli Kenar Bantlama, Manuel Kenar Bantlama Nedir, Eğrisel Kenar Bantlama Tekniği, Minifix İle Montaj, Ebatlamada Seri Üretim, Bantlamada Firesiz Hizmet, Mobilya Üretimimiz, Demonte Ahşap Mobilya En İleri Teknolojiye Sahip, Pvc Kenar Bantlama, Panel Ebatlama, Eğrisel Bantlama, Minifix, Cnc İşlemleri, Panel Ebatlama, Pvc Kenar Bantlama, Ahşap Masif Bantlama, Pvc Kenar Bantlama, Panel Ebatlama, Cnc Ahşap-Mobilya Kesimi, Cnc Mdf Kesimi, Pvc Kenar Bantlama, Cnc, Ebatlama, Cnc Kesim Nasıl Yapılır, Pvc Kenar Bantlama, Panel Kesim ve Ebatlama, Cnc Delik, Çoklu Delik, Pvc Bantlama, Eğrisel Bantlama, Minifix-Delik Açma, Pvc Bantlama, Cnc, Cnc Bantlama, Pvc Bantlama, Sunta Ebatlama, Pvc Bantlama, Ebatlama, Cnc Eğrisel Kesim, Eğri Kenar Bantlamada Sınırları Biz Yeniden Çiziyo, Cnc Freze, Eğri Kesim, Cnc Delik, Çoklu Delik, Kenar Bantlama, Panel Ebatlama, Profil Sarma Pervaz Sarma, Bantlama, Eğri Kenar Bantlama, Düz Kenar Bantlama, Cnc Kesim, Mobilyada Minifix Devri Hızlandı, Demonte Ahşap Mobilya Olarak Hizmetlerimiz, Cnc Kesim, Kenar Bantlama İşlemlerinde Dikkat Edilecek Noktal..., Sürekli Kenar Bantlama Nedir, Manuel Kenar Bantlama, Eğrisel Kenar Bantlama, Düz Kenar Bantlama, Kenar Bantlama İşlemleri, Özel Tasarım Projeleri, Minifix, Cnc Kesim, Ebatlama, Demonte Ahşap Mobilya

Minifix Bağlantı Elemanları
1983 yılında Hafele firmasının bağlantı elemanları geliştirme departmanı tarafından icat edilen minifix bağlantı elemanları, merkezi çektirme esasına dayanmaktadır. Bir bağlantı metodu ile kuvvetli bir çektirme sağlanır.Bu sayede sıkı ve yüksek emniyetli bağlantılar gerçekleşir.Minifix’in avantajlarını aşağıdaki şekilde sıralayabilriz.
Minifix gövde içerisine yerleştirilen çektirme mili, kafasının küresel formu sayesinde gövde içerisinde her noktadan temas sağlar ve maksimum stabilite elde edilir. Bu sayede , sonradan gevşeme, montajda kırılma gibi problemlerle karşılaşılmaz.
Yalnızca yarım tur çevirme ile elde edilen 5mm’den fazla çektirme mesafesi , +1 mm’den yaklaşık -0,5 mm’ye kadar olan delik mesafesi hata paylarını, çektirme kaybı olmaksızın tolere edebilmektedir.
Arzu edilen çektirme değerini, dönme açısı üst sınırı olan 195º’ulaşılmadan da sağlar
Güvenli çektirme değeri, aynı gövde ve çektirme milinin tekrar tekrar kullanımlarında da sağlanır.


MİNİFİX
Montaj standartlarında en yüksek teknolojiyi ifade eden MİNİFİX uygulamaları profesyonel standartlarda gerçekleştirilmektedir. MİNİFİX uygulaması özellikle yüksek adetli ve karmasik Projelerde size nakliyede kolaylık montajda surat ve musteri acisindan defalarca sorunsuz sokme takma imkani saglar.


Minifix Çektirme Şeması‎
Minifix şeması, çektirme mesafesi olan A’nın yörüngesi boyunca gerçekleşen 3 farklı fonksiyonu açıklamaktadır.
1.Kapanma Mesafesi 0º-75º (Saat akrebine göre 6’dan 8.30’a) = 3,2 mm çektirme Çektirme mili kafası gövde merkezine çekilir. ( henüz çektirme etkisi yok)
2.Çektirme Mesafesi 75º-165º (8.30’dan 11.30’a) = 2 mm çektirme Bağlantı, emniyetli olarak sağlanmıştır.Tam çektirme ( doğru delik ölçüleri sağlandığında )120º’de (10) oluşur. Optimum güvenliğe 165º’de (11.30) ulaşılır.
3.İkincil Çektirme Mesafesi 165º-195º (11.30’dan 12.30’a) = 0,5 mm çektirme. Bu aralıkta çekme tamamlanır ve döndürülen parça, vida başını biraz serbest bırakarak mekanizmanın çekme gerilimi sırasında kilitlenmesini sağlar. İkincil çektirme mesafesine ancak ;

Delik boyunda toleranslar mevcutsa
Mobilya daha önce bir çok kez monte edilmiş ve sökülmüşse,
Mobilya aşırı yüke maruz kalacaksa kullanılır

CNC
Standart kesimlerin yanında özel şekilli Kesimlerde bünyemizde başarı ile yapılmaktadır. İster CAD ortamında siz projenizi getirin isterseniz biz uzman personelimizle projemizi CAD ortamında uyarlıyalım ileri teknoloji ürünü makine parkurumuzda Projelerinizi hatasız kesime kavuşturabilirsiniz.

PANEL EBATLAMA
Seri üretim gerektiren ve yüksek adetlerde iş teslimi gerektiren projelerde ; Projenin gerektirdiği ölçülerde ebatlamalar müşterilere en kısa sürede teslim edilmektedir.

PVC BANTLAMA

Kenar yapıştırma makinası, düz kenarlara Melamin ve PVC kenar bantlarını iş parçasına tutkal sürerek yapıştırır. İş parçasının kenarındaki fazlalıkları yüksek frekanslı motorlar sayesinde düz ve rodüslü olarak sıfır temizler. Raunding sistemide vardır 360 dereceyi komple dönebilir. Ayrıca düz ve radüslü tutkal fazlalıklarını kazıma ile temizler. Polisaj keçeleri yüzeye parlaklık verir.


EĞRİSEL BANTLAMA
Standart bantlamaların yanı sıra CNC kesimlerde elde edilen eğrisel alanlar istenilen özelliklerde PVC bant ile dönülebilmektedir. Projelerinizin hassasiyetinin gerektirdiği ince uygulamalar bu departmanda başarı ile yapılabilmektedir.


PROJE UYGULAMA

İşletmenize özel bir iç tasarım yaptırmadan evvel çalışacağınız firmaya fikir vermesi için sürekli rakip ve dost firmalarınızın işyeri ve showroom tasarımlarını gösterirsiniz. Zira söz konusu dizayn sizi fazlasıyla etkilemiştir. Hayallerinizdeki tasarımı gördükleriniz kadardır.

Demonte Ahşap Mobilyaları hayallerinizin bir adım önünde gerçekleştirdiği harika mimari tasarımı ile ilham olan çalışmalar ortaya çıkartır. Misafirlerinizin gözlerini alamayacağı bu çalışmalar var olan prestijinizi ifade etmenin en kolay yoludur.

Hayal gücünü zorlayan Çağın çalışmaları ile tanışmak için masanızdaki telefonu kullanmanız yeterli. Hadi ne duruyorsunuz?

VİTRİN DEKORASYON

MOBİLYA DEKORASYON

Oturma Odası Mobilyaları, Lcd, Plazma Tv Üniteleri, Yemek Odası Mobilyaları, Yatak Odası Mobilyaları, Bebe Ve Genç Mobilyaları, Mobilya Kategorileri


OTURMA ODASI MOBİLYALARI

Leziz yemekler eşliğinde hoş sohbetlere eşlik eden yemek odaları, birbirinden şık mobilyalarla hayat buluyor. İşlevselliğin ön planda tutulduğu yemek odası takımları, her zevke ve aile tipine hitap edecek şekilde tasarlanıyor.

Tüm ailenin biraraya gelebildiği bu özel zaman dilimini, seçeceğiniz mobilyalarla daha da özel kılmanız mümkün. Yemek köşenizi oluşturmadan önce kişisel gereksinimlerinizi ve önceliklerinizi belirlemeniz gerekiyor.

Bu durumda ağır mobilyalar yerine pleksiglas, plasti, metal gibi malzemelerden oluşan tasarımları tercih etmelisiniz. Çarpıcı ve modern tarzda bir mekan yaratmak istiyorsanız farklı malzemeleri bir arada kullanmaya özen gösterin. Örneğin; ahşap üzerine oturtulmuş cam bir masa ve deri sandalyeler...

LCD, Plazma TV Üniteleri

İlgilendiğiniz ürünlerin altlarında bulunan kutucukları işaretleyerek kendi online kataloğunuzu oluşturabilir ve daha sonra kolayca inceleyebilirsiniz.
İstediğiniz anda burayı tıklayarak ilgi listenize geçebilirsiniz

YEMEK ODASI MOBİLYALARI

Leziz yemekler eşliğinde hoş sohbetlere eşlik eden yemek odaları, birbirinden şık mobilyalarla hayat buluyor. İşlevselliğin ön planda tutulduğu yemek odası takımları, her zevke ve aile tipine hitap edecek şekilde tasarlanıyor.

Tüm ailenin biraraya gelebildiği bu özel zaman dilimini, seçeceğiniz mobilyalarla daha da özel kılmanız mümkün. Yemek köşenizi oluşturmadan önce kişisel gereksinimlerinizi ve önceliklerinizi belirlemeniz gerekiyor.

Bu durumda ağır mobilyalar yerine pleksiglas, plasti, metal gibi malzemelerden oluşan tasarımları tercih etmelisiniz. Çarpıcı ve modern tarzda bir mekan yaratmak istiyorsanız farklı malzemeleri bir arada kullanmaya özen gösterin. Örneğin; ahşap üzerine oturtulmuş cam bir masa ve deri sandalyeler...

YATAK ODASI MOBİLYALARI

Evin en önemli bölümlerinden olan yatak odaları artık sadece uyumak için kullanılmıyor.

Günümüzde tasarımcılar yatak odalarında sürekli bir yenilik peşinde. Kullanılan renkler, formlar ve dokular her geçen gün değişiyor.

Yatak odalarının günün her saati kişilerin ihtiyaçlarına yanıt verebilmeleri için tüm ayrıntılar düşünülürken, sıradışı tasarımlar da dikkat çekiyor.

Bol seçenekli yatak odası takımı modelleri arasında, sizin tek yapmanız gereken modern, geleneksel ve romantik çizgiler arasında seçim yapmak.

MOBİLYA DEKORASYON KATEGORİLERİ

Abajur
Aplik
Avize
Ayna
Berjer
Boy Aynası
Büfe
Cibinlik
Çay Takımı
Dinlenme Kanepesi
Gardrop
Giyinme Dolabı
Gümüşlük
Halı
Kilim
Koltuk
Köşe Koltuk
Kanepe
LCD
Sehpa
Plazma
Josephin
Kütüphane
Komidin
Konsol
Köşe Sehpa
Lambader
Masa
Makam Masası
Puf
Sandalye
Sandık
Şamdan
Şifonyer
Tablo
Vitrin
Yatak
Yatak Başı
Zigon Sehpa

MUTFAK DOLABI

rado mutfak dolapları, dolce mutfak dolapları, milano mutfak dolapları, stylo mutfak dolapları, alto mutfak dolapları, diamente mutfak dolapları, cospita mutfak dolapları, albero mutfak dolapları, classica mutfak dolapları

size evinizin keyfini sürmek kalacak. artevetta yapı 2010 model mutfak dolabı, mutfak, banyo dolabı,2010 model ray dolap, sürgülü raydolap , gardrop, genç odası vestiyer, portmanto, tv ünitesi, tv dolabı, mutfak dekorasyonu, ve iç mimarlık hizmetlerini üç boyutlu görsel projelendirme yaparak siz değerli müşterilerine sunmaktadır. alt ve üst yapı'ile proje ve uygulamalarıyla isterseniz tekil olarak isterseniz evinizin komple yeniden tasarlanıp tüm ürün ve hizmetleri alabilirsiniz. mutfak dolapları, ankastre cihazları (franke mutfak, dominox, siemens, teka, silverline gibi markaların beşiktaş bayiliği hizmetini vermekteyiz) geniş mutfak aksesuarları, raydolap aksesuarları ve yardımcı mekanizma seçenekleriyle blum, grass, hafele gibi iş ortaklarımızla anahtar teslimi dekorasyon hizmeti vermekteyiz.

Mutfak dolabı modelleri zaman ilerledikçe ve teknolojinin nimetleriyle birlikte artmakta ve kullanılan malzemeler görsel bir şöleni size sunabilmek adına devamlı olarak değişmektedir. Ancak bu durumun kullanıcıya görsellik sunmasının yanında, oluşturduğu bir de olumsuz tarafı söz konusudur. Bu da gün geçtikçe artan malzemelerin ve tasarlanan modellerin bedelinin yükseliyor oluşudur. Elbette sunta ile yapılacak bir mutfak dolabı fiyatı ile, birinci sınıf MDF kullanılarak yapılacak bir mutfak dolabının fiyat standartları bir olmayacaktır.

Ekonomik mutfak dolapları dendiğinde birçok satış firması satış stratejileri gereği size uygun ödeme koşulları seçeneğini sunmaktadır. Ancak bu uygun ödeme koşulları söz konusu olduğunda kullanıcı değeri bin lira civarında olan şık bir mutfak dolabına bin dört yüz lira ödeyerek uygun ödeme koşulları için de ayrı bir hizmet bedeli ödemek zorunda kalabilirsiniz. Elbette bu durum her firmada aynı olmamakla birlikte, bazı firmalar size doğruca istediğiniz şey olarak ucuz mutfak dolapları seçeneğini sunabilmektedir.

Özellikle ekonomik modüler mutfak dolapları bulmanın son derece zor olduğu günümüzde bu alanda hizmet veren profesyonel firmalar, her türlü ekonomik mutfak dolabı seçeneğine sahip bir şekilde beklentilerinizi karşılamak üzere sizlerin kendileri ile buluşmanızı beklemektedirler. Profesyonel anlamda dolaplarınızın montajını da üstlenen bu firmaları da seçerken son derece dikkatli olmanız gerekmektedir.


Kadınların hayatları boyunca en fazla vakit geçirdikleri mekanların başında geliyor mutfaklar. Buda mutfakların rahat, huzurlu ve dayanıklı olmasını gerektiriyor. Yıllarca ilk günkü gibi kalmasını istediğiniz dolaplar içinse dikkat etmeniz gereken bazı faktörler bulunuyor.

Öncelikle kaliteli mutfak dolabı yaptırılacak firmanın, projelendirme, imalat ve malzeme temini konusunda yeterli tecrübeye sahip olup olmadığını araştırın. Mutfağınızı yaptıracağınız firma size alınan ölçüye göre bir proje sunacaktır. Sonrasında mutfağınızın bitmiş halini bilgisayar programı yardımıyla görmeniz mümkün olacaktır. İmalata başlamadan önce tasarım üzerinde istediğiniz gibi değişiklik yapabilirsiniz.

Mutfak dolabı tercih ederken estetiğine bakmadan önce sizin için en rahat ve kullanımı kolay olan, mümkün olduğunca çok amaçlı kullanabileceğiniz ve mutfağınızın her yerini rahatlıkla değerlendirebileceğiniz projeleri tercih edin. Merak etmeyin sonrasında firmanız bu özelliklere göre mutfağınızın estetiğini tasarlayacaktır, üstelik kaliteden ödün vermeden.

Şimdi gelelim kaliteli mutfak dolabının inceliklerine. Öncelikle burada dikkat etmeniz gereken şey mutfak dolabınızı seçerken kullanılan malzemenin kalitesine önem vermeniz olacaktır. Kalite demek kullanılan malzemenin kalitesi demektir, yoksa gösterişli modelleri tercih etmek sizi yanıltmasın. Zira çok albenili olup da malzemenin çürük olduğu birçok ürün vardır. Tabi ki bunu anlamak çok zor. Dolayısıyla mutfak dolabı tercih ederken öncelikle kullanılan malzemenin içeriğiyle ilgili bilgi alın. Bunları göz önünde bulundurarak mutfağınızı dizayn etmeniz sizin için daha doğru bir tercih olacaktır.

Ülkemizde çok geniş bir pazara sahip olan mutfak dolabı firmaları arasında eğer tercih yapmakta zorlanıyorsanız yapmanız gereken tek şey mutfak dolabında kullanılan malzemenin içeriği, ürünün güvenilir olup olmadığı ve garanti şartları ile ilgili bilgi almanız olmalıdır. Bunları göz önünde bulundurarak yapacağınız tercih sizin menfaatinize olacaktır.

Unutmayın mutfağınızdaki huzurun sahibi siz olacaksınız…


Ada tipi mutfak nasıldır sorusunu cevaplayacak olursa, mutfak modüllerinin orta kısmında kullanıldığı bir yerleşim şekli olarak cevaplayabiliriz. Dört tarafı da açık olabilir ya da yarım ada dediğimiz şekilde üç tarafı açık olarak da yerleşim yapma imkanı olabilir. Ada mutfağının kendini daha iyi gösterebilmesi için büyük mutfaklar en ideal ve uygun olanıdır. Eğer ki mevcut alan çok büyükse ada tipi mutfak biraz daha geniş tutularak, pişirme ya da çalışma bölümünün (nasıl tercih edilirse )yanına bir yemek masası ve oturma grubu yerleştirmek mümkündür. Buradaki önemli ayrıntı ise ada ile mutfak tezgahı arasındaki uzaklık en az 1 m. olmalıdır. Ada tipi mutfakların kullanımı oldukça rahattır. Bu tür mutfakları çalışma mekanı tezgahı gibi yada bir yemek alanı olarak çok yönlü kullanmanız mümkün. Yalnızca bir çalışma tezgahı olarak, bir pişirme grubu ya da bir yıkama grubu ada mutfaklar içinde değerlendirmek mümkündür. Çok amaçlı kullanımı ve şıklığı nedeniyle son yıllarda ada mutfakları çok fazla tercih edilir hale geldi.

Az önce de belirttiğimiz gibi ada mutfak uygulaması için mutfağın büyük olması görsellik ve kullanım rahatlığı açısından önemli. Küçük mutfak tiplerinde bu uygulama yapılamaz, ancak yarım ada mutfak uygulanabilir. Bunun için de mutfak ölçülerinin uygun olması gerekir. Ada mutfağı, tercih edenler için her zaman farklı ve şık bir alternatif olmuştur.

Ada mutfaklar için, eğer pişirme grubu adada kullanılacak ise, mutlaka ankastre cihazların kullanılması çok önemlidir. Ankastre fırın, ankastre ocak ve ada tipi davlumbaz bunlardan bir kaç tanesidir. Eskiden kullandığımız veya hala evlerimizde kullanmakta olduğumuz klasik fırınlar yani tam boy fırınlar ada pişirme grubu içinde kullanılamaz.


Ankastre mutfak kavramı yakın zaman öncesine kadar ülkemizde pek bilinmiyordu. Son yıllarda giderek popüler hale gelen ankastre mutfak dolapları, sağladıkları birçok rahatlık sayesinde tüketicilerin öncelikli tercihi haline gelmiştir.

Ankastre kelimesi; bulunduğu mekan ile özdeşleşmek olarak açıklanabilir. Ankastre mutfak dolapları da kullanıldıkları mutfak ile tam uyum sağlayarak, sizin için pratik ve bir o kadar da şık çözümler sunarlar. Dağınık mutfaklardan hoşlanmayanlar için ankastre mutfak dolapları en uygun seçim olacaktır. Mutfağınızda oluşturduğu bütünlük ve şıklık hissi ile kendinizi çok daha rahat hissedeceksiniz. Mutfak içerisinde yemek pişirilen bir alan olduğu için dikkat edilmesi gereken en önemli konu hijyendir. Yeni teknoloji anti bakteriyel malzemeler imal edilen ve temiz bir ortam sağlanmasına katkı sağlayan ankastre mutfak dolapları, kısa süre içerisinde vazgeçilmeziniz olacaktır.

Ankastre mutfak dolaplarının üretim amaçlarından bir diğeri ise geniş kullanım alanı sağlamaktır. Mutfakta kullandığınız eşyalarınızın tamamını koyabileceğiniz ve en ufak alanın bile değerlendirildiği ankastre mutfak dolapları sayesinde, hiçbir şeyinizin dışarıda kalmayacak.

Mutfağınızı yenilerken özen göstermeniz gereken bölümlerin başında mutfak dolapları gelir. Birçok eşyanın bir arada bulunduğu bir yaşam alanı olan mutfakta, tüm araç gerecin düzenli bir biçimde yerleşmesini sağlayan yapılar mutfak dolaplarıdır.

Mutfak dolapları gün içerisinde defalarca kullanıldığı için kapaklarının doğru tercih edilmesi çok önemlidir. Mebran kapak mutfak dolapları sağladıkları kullanım kolaylıkları sayesinde, her geçen gün daha fazla tercih edilmektedir. Çoğu insanın bilmediği bir durumsa; piyasada satılan mutfak dolaplarının yarısından fazlasının mebran kapaklı olduğudur. Mebran kapaklar bilgisayar ile üretildiğinden, ölçü alımı sonrası hatasız bir biçimde montaj kolaylığı sağlarlar. Bu nedenle yerine tam oturmadığı için sorun çıkartan mutfak dolabı kapakları ile uğraşmak zorunda kalmazsınız.

Mebran kapak mutfak dolapları sahip oldukları çok geniş renk seçeneği ile arzu ettiğiniz mutfağa sahip olmanıza yardımcı olur. Halk arasında “Avrupa kapak” denen mebran kapaklar, mdf ya da sunta yüzeylidir. Mutfakta pişirilen yemeklerin buharları nedeni ile yoğun olan kirlenme, mutfak dolaplarınızın kapaklarına da yansımaktadır. Bu aşamada mebran kapak mutfak dolapları kolay temizlenebilen yüzeyleri ile size büyük bir kolaylık sağlayacaktır.

Mutfağınızı yenileme kararı aldığınız ancak bunu nasıl yapacağınızı bilmiyorsunuz. Panik yapmaya gerek yok. Mutfağınızı doğru bir şekilde dekore etmek için öncelikle mutfağı oluşturan bileşenleri birbirlerine uygun olarak seçmelisiniz.

Genel olarak mutfağınızın nasıl görüneceğine karar vererek işe başlayabilirsiniz. Projenin kabasını oluşturacak bu fikir, size yardımcı araçların seçiminde büyük kolaylık sağlayacaktır. Mutfak tezgahı şık bir mutfağın vazgeçilmez unsurlarından bir tanesidir. Mutfağınıza en uygun tezgahı seçmek için öncelikle bu konuya ne kadar bütçe ayırabileceğinize karar verin. Harcayabileceğiniz paraya göre en uygun malzemeden imal edilen bir mutfak tezgahını seçebilirsiniz. Granit bir mutfak tezgahı çok şık görünebilir ancak bütçeniz bunu almaya yetmeye de bilir.

Mutfağınızda kullanılacak malzemenin tarzı da tezgah seçimini etkileyen bir faktördür. Modern görünümlü bir mutfak için klasik tarzda bir mermer tezgah pek de uygun olmayacaktır. Kullanım sıklığınıza en uygun ve dayanıklı malzemeden üretilen bir mutfak tezgahı seçmeniz, uzun süre yıpranmadan kullanabilmenizi sağlayacaktır.

Evinizin en fazla kullanılan odalarından biri olan mutfağınızın, içerisinde bulunan eşyalarınızın da sık kullanıldığından yıpranır. Mutfakların vazgeçilmezi olan mutfak dolapları gün içerisinde defalarca kullanıldığından, yıpranmaların asgariye indirilmesi için doğru şekilde bakılması gerekir.

Mutfak dolaplarınızın ömrünün kısaltan birinci faktör, içlerinin çok fazla doldurulmasıdır. Dolabınızın alabileceği sınırı zorlamanız, içerisinden eşya çıkartırken yıpranmasına sebep olur. Gereğinden fazla yüklenmesi sonucu mutfak dolaplarınızın yıpranması kaçınılmazdır. Dikkat etmeniz gereken bir diğer konuysa; mutfak dolaplarınızın kapaklarını yavaşça kapatmanızdır. Mutfak dolaplarının kapaklarında oluşan arızaların %90’ı sert açılıp kapanma yüzünden meydana gelmektedir. Bu şekilde kullanılan mutfak dolabı kapaklarının menteşelerinde meydana gelen aşınma, bir müddet sonra arızalanmasına neden olacaktır.

Mutfak çekmecelerinizin de belirli bir yük taşıma kapasitesi vardır. Fazla doldurulan mutfak çekmecelerinin açılma mekanizmalarına binen aşırı yük, mekanizmanın yıpranarak bozulmasına neden olacaktır. Mutfak çekmecelerinin ve dolap kapaklarının kulplarını her zaman tam kavrayarak açıp kapatmanız, kullanım süresinin uzun olmasını sağlayacaktır. Doğru bir şekilde kavranarak açılan çekmece ve kapak kulplarının vidaları esnemeyeceğinden, bozulma ihtimalleri de azalmış olacaktır.

Ev dekorasyonunda kullanılan eşyalar insan gözüne güzel görünen estetik objeler olmanın ötesinde, öncelikli olarak ihtiyaca yönelik nesnelerdir. Evin en önemli kısımlarından birisi olan mutfakların dekorasyonunda da dikkat edilmesi gereken ilk şey, mutfak dolaplarının kullanışlı olmasıdır.

Mutfak dolaplarında kullanılan başlıca malzeme ahşaptır. Ahşap günümüze kadar popülerliğini kaybetmediği gibi daha uzun yıllarda kaybedecekmiş gibi görünmemektedir. Büyük şehirlerde yaygınlaşan modern ve kullanışlı ev modelinden, mutfak dolapları da nasibini almıştır. Küçük alanlara kurulacak olan mutfak dolapları öncelikle kullanışlı olması gerekmektedir. Türkiye son yıllarda yaptığı atak ile dünyada mutfak dolabı imalatı konusunda lider ülkelerden birisi konumuna gelmiştir.

Ülkemizde üretilen mutfak dolapları genel olarak masif ve tablalıdır. Mutfak dolabı imalatı konusunda bu iki seçenek en çok tercih edilen üretim şekilleridir. Masif mutfak dolabı imalatında en çok kullanılan ağaçlar; çam, kayın, ceviz ve meşedir. Gelişen teknoloji ile birlikte sürekli değişen mutfak dolabı tasarımları, insanların gözünde fark yaratan ve kullanışlı modeller olarak tüketiciye sunulmaktadır.


BANYO DOLABI

Bir Metrelik Banyo Dolabı bir metrelik banyo dolabı yani 1m banyo dolabının diğer banyo dolapların dan ayıran temel özellik bir metrelik dolaplarda çekmecenin bulunmasıdır diğer özellikleri hemen hemen aynıdır. torun dekorasyon olarak birçok çeşit ve renkte bir metrelik banyo dolabı imalatı ve tasarımı yapmak tayız özgün tasarımları ve bizim daha önceden imal ettiğiz bir metrelik banyo dolapları üzerinde değişiklik yapa bilmek mümkündür.


Banyo Dolabı Montajı

Dışarıdan bakıldığında bazı işleri yapmak çok basit görünmektedir. Örneğin sıhhi tesisat sorununuzu çözmekte olan tesisatçının yaptığı işlem size son derece basit görünmekte ve eğer gerekli malzeme bende olsa ben de yaparım düşüncesi çoğu zaman aklınızdan geçmektedir.

Ancak atalarımızın da belirttiği gibi davulun sesi uzaktan hoş gelir. Bu durum banyo dolapları için de geçerlidir. Banyo dolabı montajı dışarıdan son derece basit dursa da, işin iç yüzüne geçtiğinizde birçok farklı etkenin çok büyük hasar ve zararlara yol açabileceğini görebilirsiniz.
Banyo dolabı montajı hizmeti vermekte olan firmalar için oldukça rahat ve basit bir düzen görüntüsü vermektedir bu iş izleyen kişilere. Oysa montaj firmaları deneyimli ustalardan seçtikleri kurulum ekipleri sayesinde işlerinin profesyonel ve sorunsuzca yürümesini sağlamaktadır.
Örneğin banyo dolabı montajı söz konusu olduğunda size çok basit görünmekte olan duvarın delinmesi işlemini ele alalım. Bu işte ustalaşmış olan kişinin matkap kullanışından, delikleri seri bir şekilde hazırlayışına kadar çok basit bir süreç izlenimi vermektedir. Ancak bu basit görüntüyü sağlayan şey işin kolaylığı değil, montajı gerçekleştiren kişinin benzer işleri daha önce defalarca yapmış olmasından kaynaklanmaktadır.

Profesyonel bir montaj firmasında banyo dolabı montajı gibi bir işlem dolap başına yirmi beş dakika gibi kısa sürelerde tamamlanmaktadır. Deneyim ve tecrübe ile elde edilen bu hız, kesinlikle riske atılmaması gereken bir profesyonelliğe ihtiyaç duymakta olan dolapların montajlarında saygı duyulması gereken bir durumdur.


Banyo Dolabı Montajı

Dışarıdan bakıldığında bazı işleri yapmak çok basit görünmektedir. Örneğin sıhhi tesisat sorununuzu çözmekte olan tesisatçının yaptığı işlem size son derece basit görünmekte ve eğer gerekli malzeme bende olsa ben de yaparım düşüncesi çoğu zaman aklınızdan geçmektedir.

Ancak atalarımızın da belirttiği gibi davulun sesi uzaktan hoş gelir. Bu durum banyo dolapları için de geçerlidir. Banyo dolabı montajı dışarıdan son derece basit dursa da, işin iç yüzüne geçtiğinizde birçok farklı etkenin çok büyük hasar ve zararlara yol açabileceğini görebilirsiniz.
Banyo dolabı montajı hizmeti vermekte olan firmalar için oldukça rahat ve basit bir düzen görüntüsü vermektedir bu iş izleyen kişilere. Oysa montaj firmaları deneyimli ustalardan seçtikleri kurulum ekipleri sayesinde işlerinin profesyonel ve sorunsuzca yürümesini sağlamaktadır.
Örneğin banyo dolabı montajı söz konusu olduğunda size çok basit görünmekte olan duvarın delinmesi işlemini ele alalım. Bu işte ustalaşmış olan kişinin matkap kullanışından, delikleri seri bir şekilde hazırlayışına kadar çok basit bir süreç izlenimi vermektedir. Ancak bu basit görüntüyü sağlayan şey işin kolaylığı değil, montajı gerçekleştiren kişinin benzer işleri daha önce defalarca yapmış olmasından kaynaklanmaktadır.

Profesyonel bir montaj firmasında banyo dolabı montajı gibi bir işlem dolap başına yirmi beş dakika gibi kısa sürelerde tamamlanmaktadır. Deneyim ve tecrübe ile elde edilen bu hız, kesinlikle riske atılmaması gereken bir profesyonelliğe ihtiyaç duymakta olan dolapların montajlarında saygı duyulması gereken bir durumdur.


Modern Banyo Dolapları

Temizlik ve hijyen dendiğinde evimizin akla ilk gelen ve en hassas olunması gereken bölümüdür tuvalet ve banyolar. Özellikle kişisel hijyenimizin sağlanması için banyo, temizlik faaliyetlerimizi gerçekleştirdiğimiz, şampuan ve sabun başta olmak üzere bir çok temizlik maddesinin de yardımıyla vücudumuzdaki mikroplardan ve terden arındığımız yerdir.

Bunların hepsinin dışında ise banyo kendimizi en rahat hissedebileceğimiz, en özel yeridir evimizin. Güzel bir duşun ardından alınan o hoş ve ferah temizlik kokusu ile gevşeyen vücudumuzun dışında sinir sistemimiz de gevşemekte ve rahatlamaktadır.

Bu rahatlama durumu karşısında banyonuzun dekorasyonu oldukça önemli bir yere sahiptir. Banyo dekorasyonunuz mümkün olduğunca sade ve ferah bir yapı içerisinde olmalıdır ki psikolojik olarak banyo sonrası süreçte kendinizi daha iyi hissetmenize yardımcı olabilsin.

Günümüzde hizmet vermekte olan dekorasyon firmaları modern banyo dolapları alanında ciddi çalışmalar yapmakta ve bu ürünleri ısrarla tavsiye etmektedir. Modern banyo dolapları ile klasik banyo dolapları arasında büyük farklılıklar vardır. Modern banyo dolaplarında ön planda tasarım ve kullanışlılık vardır. Böylelikle sade bir dekorasyona sahip olan banyolarınız size ihtiyaç duyduğunuz saklama alanını ferah bir görüntü eşliğinde sunmaktadır.

Ancak modern banyo dolapları konusunda iyi bir fiyat ve firma araştırması gerekmektedir. Çünkü birçok firma, eski sezonlara ait kalite standartları düşük ürünleri modern banyo dolapları adı altında pazarlamaktadır. Ayrıca resim olarak gösterilen tasarımın birebir aynısını sağlayabilecek nitelikte kaliteli iş yapmakta olan firma sayısı konusunda da ciddi bir sıkıntı yaşanmaktadır.


Ucuz Banyo Dolabı

Banyo dolabı satın almak için tercih edilebilecek birçok firma hizmet vermektedir. Elbette her firmada ayrı fiyatlandırmalar söz konusudur. Bunun temel etkenlerinden birisi işçilik kalitesidir ki kesinlikle dikkate alınması gereken bir konudur. İkinci sebep olarak ise karşımıza dolaplarda kullanılan malzemeler gelmektedir.

Ucuz banyo dolapları satışı yapmakta olan bir çok firmada ne yazık ki işçilik kalitesi yetersiz düzeyde olabilmekte veya kullanılan malzeme sunta gibi nem ve ıslaklığa karşı tamamen savunmasız olan ucuz ürünlerden tercih edilmiş olmaktadır. Elbette bu da sizin banyo dolabı montajı sonrasında çeşitli sorunlarla karşılaşmanıza sebep olmaktadır.

Ucuz banyo dolabı satın almak istediğiniz firmalara öncelikle referans çalışmalarını sorarak, ürettikleri ürünlerden size verdikleri fiyatı kapsayabilenlere bir örnek sunmalarını isteyerek kendinizi biraz daha güvence altına alabilirsiniz.

Ayrıca banyo dolabı satın almak konusunda önceliklerinizi belirlemiş bir şekilde fiyat araştırması yapmak kesinlikle çok önemlidir. Ucuza almak isterken, işinize yaramayacak, ihtiyaçlarınızı karşılayamayacak bir ürün almanız size bir katkı sağlayamayacaktır. Kaliteli firmalarda beğendiğiniz dolap modellerinin planladığınız bütçenin üzerinde olması durumunda firmalar sizlere oldukça uygun ödeme yöntemleri sunarak ihtiyacınızı ekonominizi zorlamadan karşılayabilme imkânını sizlere sunmaktadırlar.

Özellikle sezon sonu olarak kabul edilen yılsonlarında, bütçe açıklarını kapatabilmek adına en büyük firmalardan, en küçük firmalara kadar birçok yerde indirimler söz konusu olduğu gibi, aynı indirimleri ve ucuz fiyatları dolap satış ve montajı alanlarında hizmet vermekte olan firmalarda da bulabilirsiniz. Stoklarını tazelemesi gereken firmalar, depolarındaki ürünleri maliyet fiyatları üzerinden satışa sunmaktadır çoğu zaman.

PVC Banyo Dolapları

PVC banyo dolapları genellikle içerisinde ağır eşyaların saklanmayacağı durumlarda tercih edilmektedir. Oldukça uzun ömürlü, su geçirmeyen ve temizliği de bir hayli kolay olan bir malzeme olan PVC ile üretilen bu tip dolaplar genellikle kirli çamaşırların saklanmasında, saç kurutma makinesi, tıraş bıçağı gibi hafif malzemelerin muhafazasında tercih edilmektedir.

Modüler banyo dolapları ile kıyaslandıklarında daha kullanışsız görünen pvc banyo dolapları, aslında birçok açıdan çok daha pratik çözümler sunmaktadırlar. Özellikle rahatça yer değiştirme ve taşıma imkânı sunmaları nedeniyle birçok bayan tarafından tercih edilmekte olan PVC banyo dolapları, hafiflikleri nedeniyle cazip gelmektedirler.

Ucuz PVC banyo dolapları kullanışlı alternatifler olmalarına karşın, darbelere karşı dayanıklı olmayışları nedeniyle birçok insan tarafından tercih edilmemektedirler. Özellikle çocuklu ailelerde çocuklarının yaramazlıkları karşısında sürekli tehdit altında olması nedeniyle tercih etmek istemedikleri PVC banyo dolapları, sade ve temiz görünüşleriyle özellikle yeni evli çiftlere hitap edebilen ürünler olarak karşımıza çıkmaktadır.

İstanbul pvc banyo dolapları konusunda muhtemelen en büyük sirkülâsyonun yaşanmakta olduğu ilimizdir. Özellikle pvc dolap tamiri gibi konularda pek çok alternatif firma hizmet vermektedir. Bu firmalar arasındaki rekabet ise tüketicilere fayda sağlayarak daha uygun fiyatlarla daha kaliteli ürün satılmasını sağlamaktadır. Kalitesinden ödün vermeden dolap satışı ve montajı alanında faaliyet göstermekte olan firmalarda ise fiyat uygunluğundan ziyade ödeme uygunluğu gözlemlenmektedir. Satışını yapmakta oldukları ürünlerin kalitesine gönül rahatlığı ile güvenmekte olan firmalar, müşterilerine ödeme kolaylığı sağlayabilmek için çeşitli yöntemlere de başvurmaktadırlar.


AHŞAP KAPILAR

Kapı: Bina içindeki veya dışındaki açıklıları örten yapı elemanıdır. Görevi, iç hacimlerden birbirine geçmeyi,dışarıdan iç hacimlere girmeyi ve hacimlerin birbirine karşı kapanmasını sağlamaktır. Bu kapanış sağlanırken emniyetin de sağlanması gerekir. Dış kapı olması halinde ise her çeşit dış-etkenlere karşı koruyucu olması, binanın dışa karşı da emniyetini sağlaması gerekir. Kapı ların büyüklük ve kanat sayıları,bina içinde veya dışında olduğuna göre binanın tümü veya iç hacim boyutları ile uygun oranda seçilmiş olmalıdır. Bir iç kapı nın bulunduğu hacimlerin fonksiyon ve önemine göre, değişik malzeme ve boyutlarda olması mümkün olduğu gibi, bir dış kapı nın da bina ana girişini belirlemesi nedeniyle etkileyici ve belirgin bir yeri ve görünüşü olmalıdır. Dış kapı nın, binanın pencereleriyle beraber bulunması nedeniyle hep birlikte uygun bir oranda düzenlenmiş olması gerekmektedir. İç kapı ların planın gerektirdiği sayıda ve doğru düzende yerleşmiş olmaları gerekir. Yanlış yerlere gereksiz konan kapı lar, iç hacimlerin görünüşünü bozar ve özellikle eşya yerleştirilmesini zorlaştırır. Ayrıca, kapı ların açılış yönlerinin de doğru olması gerekir.

tosya ahşap ucuzkapi ahsap kapi TL kapi fiyatlari kapi fiyati tosya ahsap ahsap kapilar kapi fiyat amerikan panel fiyatlari panel-kapi-fiyatlari kapi fiyatlari ahsap-kapi-tosya tosya-ahsap-kapi tosya-kapi AHŞAP KAPI FİYATLARI ithal kereste fiyatları ithal kereste yerli kereste fiyatları kereste ihalesi toplu kereste alımı kereste satımı kereste alımı pvc kapı tosya kapısı kapı fiyatları ahşap oda kapı ahşap iç kapı ahşap dış kapı mobilya fiyatları mobilya pvc pencere ahşap pencere tosya amerikan panel kapı tosya tosunoğlu ahşap ahşap kapı fiyatları amerikan panel tosya ahşap Tosya kapı Ahşap kapı


İÇ MEKAN MOBİLYA

Bahçe mobilyası
Bahçe mobilyalarında Dünya trendlerini izleyen firmamız teak, ahşap, rattan, metal, doğal ve sentetik ürünlerle, kaliteyi ve özel tasarımları birleştirerek ayrıcalıklı bir ürün yelpazesi sağlıyor.

İç ve dış mekan cafe, restaurant ve otel mobilyası
Firmamız otel, cafe ve restaurantların iç ve dış mekan hareketli mobilya grublarının(sandalye,koltuk, masa,şezlong vs.) üretim ve ithalatını yapmaktadır.

Özel Dekorasyon Projeleri
D- loft’da mimari ekiplerin tasarımlarını gerçekleştirdikleri projeler ekibimiz tarafından titizlikle hayata geçirilmektedir. Bu çok modern bir poliüretan veya ahşap sandalye olabileceği gibi, varaklı klasik bir koltukta olabilmektedir. Standart bir koleksiyon yerine, isteğe, projeye ve mekana göre ürün üretebilmek firmamızın seçeneklerinden bir tanesidir.

Ev mobilyası
Evinize ve kişiye özel tasarım ve projelerle, klasik, modern, avangard ve etnik mobilyaların üretim ve ithalatıyla, sizlere sıcak, samimi, doğal ve konforlu bir yaşam sunuyoruz.

ALAN
MOBİLYA VE İÇ MEKÂN TASARIMI

ALANIN TANIMI
Mobilya ve iç mekân tasarımı alanı altında yer alan mobilya iç mekân ressamlığı, iç mekân ve mobilya teknolojisi, mobilya iskeleti ve döşemesi, mobilya süsleme sanatları, ahşap doğrama teknolojisi dallarının yeterliklerini kazandırmaya yönelik eğitim ve öğretim verilen alandır.

ALANIN AMACI
Mobilya ve iç mekân tasarımı alanı altında yer alan mesleklerde sektörün ihtiyaçları, bilimsel ve teknolojik gelişmeler doğrultusunda gerekli olan mesleki yeterlikleri kazanmış nitelikli meslek elemanları yetiştirmek amaçlanmaktadır.


MOBİLYA VE İÇ MEKÂN RESSAMLIĞI
Mobilya ve iç mekân ressamlığı, meslek elemanının sahip olduğu iç mekân yerleşimlerini planlama ve bilgisayarla çizme yeterlikleri kazandırmaya yönelik eğitim ve öğretimin verildiği daldır.
Mobilya ve iç mekân tasarımı alanında mobilya ve iç mekân tasarımı mesleğinin gerektirdiği iç mekân yerleşimlerini planlama ve bilgisayarda çizme yeterliklerine sahip meslek elemanlarının yetiştirilmesi amaçlanmaktadır.

İÇ MEKÂN VE MOBİLYA TEKNOLOJİSİ
İç mekân ve mobilya teknolojisi meslek elemanının sahip olduğu, iç mekân ve mobilya elemanlarının üretimini yapma yeterlikleri kazandırmaya yönelik eğitim ve öğretimin verildiği daldır.
Mobilya ve iç mekân tasarımı alanında mobilya ve iç mekân teknolojisi mesleğinin gerektirdiği iç mekân ve mobilya elemanlarının üretimi yeterliklerine sahip meslek elemanlarının yetiştirilmesi amaçlanmaktadır.

MOBİLYA SÜSLEME SANATLARI
Mobilya süsleme sanatları meslek elemanının sahip olduğu; mobilya süslemelerinden oyma, tornalama ve kakma yapma yeterlikleri kazandırmaya yönelik eğitim ve öğretimin verildiği daldır.
Mobilya ve iç mekân tasarımı alanında mobilya süsleme sanatları mesleğinin gerektirdiği oyma, tornalama ve kakma üretim yeterliklerine sahip meslek elemanlarının yetiştirilmesi amaçlanmaktadır.

MOBİLYA İSKELETİ VE DÖŞEMESİ
Mobilya iskeleti ve döşemesi meslek elemanının sahip olduğu, mobilya iskeleti ve döşemesi yapma yeterlikleri kazandırmaya yönelik eğitim ve öğretimin verildiği daldır.
Mobilya ve iç mekân tasarımı alanında mobilya iskeleti ve döşemesi mesleğinin gerektirdiği mobilya iskeleti ve döşemesi yapma yeterliklerine sahip meslek elemanlarının yetiştirilmesi amaçlanmaktadır.

AHŞAP DOĞRAMA TEKNOLOJİSİ
Ahşap doğrama teknolojisi meslek elemanının sahip olduğu, ahşap doğrama üretimi yapma yeterlikleri kazandırmaya yönelik eğitim ve öğretimin verildiği daldır.

Kayın Ağacı
Fagaceae (kayıngiller) familyasının Fagus cinsinden değerli orman ağaçlarına verilen ad.

Kışın yaprağını döken orman ağaçlarıdır. Sürgünler pseudoterminal tomurcukludur ve yan tomurcuklar iki sıralı sarmal dizilirler. Çok sayıda pullarla örtülmüş bulunan iğ biçimindeki sivri uçlu ve büyük tomurcuklar sürgünlere yatık değil, onlarla açı yapacak şekilde dizilmiştir. Yaprak ayası dişli veya düzdür; nispeten kısa bir sapı, zamanla dökülen şerit halinde kulakçıkları vardır.

Diri odun soluk pembe-beyaz, öz odunu ise kırmızımtrak açık kahverengidir. Odunları sert ve ağırdır, kolay işlenir, kolay yarılabilir, şok mukavemeti genellikle yüksektir.

Kestane Ağacı
Gençken düzgün olan gövde kabukları yaşlandıkça çatlaklı bir görünüm alır. Genç sürgünler yeşilimsi gri daha sonra kırmızımsı kahverengiye dönüşür. Geniş mızraksı veya dar eliptik yapraklar sivri uçludur. Yapraklar 16-30 cm uzunluğunda, 5-9 cm genişliğindedir. Kenarlı basit dişlidir. Dişler sivri uçlu, yukarıya doğru kıvrıktır. Üst yüzeyi parlak yeşil alt yüzü ise hafif tüylüdür.

Erkek çiçekler başak şeklindedir. Dişi çiçekler erkek çiçeklerin alt tarafında bulunur. Kupula 4 brahtecikten oluşur, üzerinde batıcı dikenler bulunur. Kupulanın içerisinde 3 tane yarım küre biçiminde parlak kızıl kahverengi tohum bulunur.

Kuzey Anadolu ve Marmara Bölgesi'nde yayılış gösterir. Genellikle meşe, kayın ve gürgen birlikte görülür.

Sedir Ağacı
Pinaceae (Çamgiller) familyasından iğne yapraklı ağaç türlerine verilen ad.Tomurcuk çok küçük olup, az sayıda pullarla örtülüdür.

İğne yapraklar genellikle üç köşeli, yatay kesitlerinde bitişik iki adet reçine kanalı bulunmaktadır. Yapraklar uzun sürgünler üzerinde tek tek, seyrek ve dağınık olarak dizilirler. İğne yapraklar dökülmeden ağaç üzerinde 3-6 yıl kalırlar.

Bir evcikli çiçekler yalnız olarak terminal halde bulunurlar. Erkek çiçekler silindirik yapıda olup 5 cm uzunluğunda, sarı renkli ve kısa sürgün üzerinde dik dururlar. Dişi çiçekler daha küçüktür. 1-1,5 cm, yeşilimsi renkte olup döllenme ilkbaharda oluşmaktadır. Sedirler yarı ışık ağacıdır. Nem istekleri az, sıcaklık istekleri fazladır. Yetiştirilmeleri tohumla olur.

Göknar Ağacı
Pinaceae (Çamgiller) familyasından Abies cinsinden iğne yapraklı ağaç türlerine verilen ad. Kuzey yarımkürede mutedil (ılıman) iklim bölgelerinin, yüksek dağlık kesimlerinde ve Kuzey Afrika, Himalayalar ve Türkiye'de doğal olarak yetişir.

Yaz-kış yeşil boylu orman ağaçlarıdır. Piramidal veya dar konik bir şelikde gelişme gösterir. Gövde genel olarak çatallanma göstermez, dallar gövdeye çevrel olarak dizilmiştir. Kozalakları yukarıya doğru dik olarak durur. Bu özelliği ile kozalakları aşağıya bakan ladinlerde ayrılır. Kökleri kuvvetli ve kazık köktür.

Göknar türleri genellikle yarı gölge ortamlarda iyi gelişme gösterir. nemli ve verimli orman topraklarını tercih ederler. Ancak nemli, kumlu, veya killi topraklarda da iyi gelişirler. Kireçli topraklardan hoşlanmazlar Hava nisibi nemini yüksek, yaz aylarını yağışlı ve serin olmasını isterler.

Sarıçam Ağacı
Pinaceae (çamgiller) familyasından Avrupa'nın hemen her yerinde, Kafkaslar, Sibirya ve Kuzey Asya'da yayılış gösteren çam türü.

Adını, levhalar halinde ayrılan gövde kabuğunun tilki sarısı renginden alır. Narin gövdeli, sivri tepeli ve ince dallı bir ağaçtır. Yetişkin bireylerinin boyu 40 metreyi aşar. İğne yaprakları ikili, mavi-yeşil, kıvrık, sık dizilmiş, genellikle 4-5 cm uzunkukta, uçları sivri, genellikle 2-3 yıl, nadir olarak da 4-5 yıl ömrü vardır. Kozalakları mat gri-kahverengi, konik, kısa veya uzun saplı uçları aşağıya doğru yönelmiş, tek veya 2-3'ü bir arada, 3-7 cm uzunluk ve 2-4 cm genişliktedir. Tohumları gri veya siyahımsı yumurta biçimindedir.

Uygun yerlerde hızlı gelişir. Soğuk iklim ve rüzgarına karşı dayanıklı, bol güneş ister. Kumlu ve killi topraklarda gelişebilir.

Mekanların yaşam kalitesini ve verimliliğini artırarak müşterilerine çağdaş, ekonomik,
fonksiyonel ve estetik mekanlar tasarlamak için yola çıkan İç Mimar Bilgehan Taner ile Özlem Tosun tarafından kurulan Milimetrik Mimarlık bugüne kadar pek çok mekanı baştan yarattı. Evden otele, restorana, apartmana, mağazaya, ofise ve mobilya tasarımına kadar farklı konulara imza atan Milimetrik Mimarlık'ın kurucularından Bilgehan Taner'le konuştuk.

Milimetrik Mimarlık’ın kuruluşu ve faaliyetleri hakkında bilgi verir misiniz?

Ekip arkadaşım Özlem Tosun’la 1997 yılında Mimar Sinan Üniversitesi’nde başlayan arkadaşlığımız süresince birlikte bir mimarlık ofisi kurma ve kendi tasarımlarımızı yapma arzumuzu 2005 yılında gerçekleştirmeye karar verdik. Her ikimizde okul hayatımızın sürdüğü günlerden beri çeşitli iç mimarlık firmalarında devam ettirdiğimiz işlerde farklı konularda uzmanlaşma fırsatı bulduk. Böylelikle Milimetrik Mimarlık tek bir konuya hizmet veren değil her mekanda gereksinim duyulan bir ofis haline geldi.

Milimetrik Mimarlık’ın çizgisi nedir?

Mekanların yaşam kalitesini ve verimliliğini artırarak müşterilerine çağdaş, ekonomik,
fonksiyonel ve estetik mekanlar tasarlamak.

Milimetrik Mimarlık’ta bir ekip çalışması söz konusu... Kaç kişilik bir ekip?

Milimetrik Mimarlık Bilgehan Taner, Özlem Tosun ve iki yardımcısından oluşmakta...

Bugüne kadar yaptığınız projeler hakkında bilgi verir misiniz?

İstanbul’da çeşitli semtlerde ofis, konut ve mağaza; Bodrum ve Kıbrıs’ta otel ve gene İstanbul içinde Fuar Standları Projeleri...

Mobilya tasarımı konusunda ne gibi çalışmalarınız var?

Her tasarladığımız mekanda hazır mobilyalar almaktansa, mekanın kimliğini yansıtan kendi tasarım mobilyalarımızı kullanmayı tercih ediyoruz. Dolayısıyla hemen hemen her ihtiyaç duyulan mobilyayı o mekanın duygularına hitap edecek şekilde tasarlıyoruz.

Özellikle mobilya tasarımında nelerden etkileniyorsunuz? Ve bu yılın moda renkleri ve malzemeleri nedir?

Günlük yaşamın getirdiği görsel, işitsel her şeyden etkileniyoruz. Örneğin; gittiğimiz bir konserdeki müzikten etkilenmek veya izlediğimiz bir filmden etkilenmek gibi.

Bizce renk ve malzeme moda olmayacak kadar değişken ve her kişiye farklı hazlar veren dengelerdir.

İç mimaride de tekstil ya da mobilyada olduğu gibi yıldan yıla değişen bir trend var mı? Varsa bu yılın trendi nedir?

Bildiğiniz gibi, globalleşen dünyamızda dünyanın öbür ucunda tasarlanan veya oluşturulan bir konsept kendiliğinden bir trende dönüşüp önümüze gelebiliyor. Bu oluşan trendler rüzgarı tek bir sektörü değil de tüm sektörleri etkiliyor dersek daha doğru olur. Bugün kullandığımız digital eşyalardan, arabalardan, kıyafetlerimize ve hatta evlerimizin dekorasyonuna kadar bir uyum içerisinde bu trendlerden etkileniyor.

Maximalizm tekrar canlanması söz konusu yalınlıktan kaçış başladı diyebiliriz.

Yeni projelerinizi anlatabilir misiniz?

Şuan bir iç giyim firmasıyla çalışıyoruz. Türkiye’de bayi ağı kurmalarına yardımcı oluyoruz. Ayrıca marka olmak isteyen başka bir müşterimizle de bayan - erkek ve ev tekstili üzerine konsept çalışmalarımızı sürdürüyoruz.

Bundan sonraki hedefleriniz bahseder misiniz?

Kendi tarz ve kalitemizin devamlığını sağlayarak değişen dünyanın ihtiyaçlarını doğru bir şekilde karşılayarak ofisimizin bizden sonraki nesillerce bilinmesini sağlamak.

Türkiye’nin mobilya tasarımı açısından dünyadaki konumunu nasıl değerlendiriyorsunuz? Özellikle tasarım açısında Türkiye’de ciddi bir sorun var. Özgün modeller yerine kopyacılık ağır basıyor. Sizce bunun önüne nasıl geçilebilir ve Türkiye, mobilyada trendi belirleyen bir ülke konumuna nasıl yükselebilir?

Şuan da mobilya tasarımı konusunda gerçekten iyi adımlar atan arkadaşlarımız var. Fakat bunlar parmakla sayılacak kadar az, tabi bunun Türkiye’nin sosyo-ekonomik yapısıyla çok yakından ilgili olduğunu düşünüyoruz.

Esinlenmek adı altında başka bir tasarımcının ürettiği bir iş birkaç değişiklik yapılarak hatta hiç değişiklik yapılmadan üretilebiliniyor. Bunun önüne geçebilmek için telif hakkı yasalarının uygulanması veya şuan ülkemizde tasarlanan her bir öğenin telif hakkıyla korunması gerekmekte. Tüm bu çalışmalar rayına oturduğunda bunun önüne geçilebileceğini sanıyoruz.
Mobilyada tendi belirleyen bir ülke olabilmemiz için tasarımcıların daha çok desteklenmesi gerektiğine inanıyoruz. Şuan çok kısıtlı imkanlara sahip fakat iyi fikirleri olan tasarımcılara sponsorlar bulup desteklenirse ve bu iş gerçekten ciddiye alınırsa olmaması için hiçbir sebep yok.

MOBİLYA HAKKINDA

MOBİLYANIN TANIMI ve TARİHÇESİ

MOBİLYANIN TANIMI

Anlam olarak mobilya veya mobilye (İtalyanca mobilia; Fransızca mobilier), oturulan yerlerin süslenmesine ve türlü amaçlarla donatılmasına yarayan eşyadır.

Bu tanımlamadan da anlaşılacağı gibi, mobilya, işlevsel değeri ile mekanın kullanışlığını etkileyen, estetik değeri ile de mekanın güzel ya da çirkin görünmesini, yaşadığımız veya çalıştığımız mekanların sıcak, sevimli ve renkli bir ortam haline gelmesini sağlayan, kısaca sanat ve tekniği birleştiren bir üründür.

Mobilya denilince ilk akla gelen ahşap mobilyadır. Özellikle, masa, dolap, karyola, komedin, kitaplık gibi konut donatılarında, çeşitli büro donatılarında, okul sıra ve masalarında çoğunlukla ahşap malzeme kullanılmaktadır. Günümüzde mobilya yapımında çelik, alüminyum, cam ve plastik gibi diğer malzemeler kullanılmaya başlanmış ise de halen ahşap malzeme bu konuda popülaritesini sürdürmektedir.

Kolayca işlenebilmesi, birbirlerine kolayca birleştirilebilmesi, direncinin yüksek oluşu, eskidiğinde kolayca değiştirilebilmesi, boyanabilmesi gibi özellikler, ağaç malzemenin mobilya yapımında daha fazla tercih edilmesinin ana nedenleridir.

Mobilya, piyasada "kahverengi eşya" olarak anılmakta olup, tüketici talebi sınıflandırmasında "dayanıklı tüketim malları" kategorisine girmektedir.

MOBİLYANIN YAŞAMIMIZDAKİ YERİ

İnsan yaşamı çeşitli mekanlar içinde geçmektedir. Bu mekanlar yapılış amaçlarına uygun olmalı, kullanıcısına gerekli konfor düzeyini sağlamalıdır. Mekan içindeki ısı, ışık, ses, renk, koku gibi fiziksel etmenler ve donatı öğeleri, kişi gereksinim ve eylemlerine göre dengeli bir biçimde kurulmalıdır. Duvar, kolon, kapı, pencere gibi yapısal bileşenler kadar donatı, aksesuar gibi mekansal öğeler de mekan oluşturmada çok etkili rol oynar. Donatı renk ve dokusunun seçimi ile birlikte, bunların mekan içindeki yoğunluk ve organizasyonu, o mekanın yaşanabilirliğini, olumlu ya da olumsuz yönde etkileyebilmektedir.

Mimar tarafından oluşturulan mekanın kullanışlı olabilmesi için tüm yapısal konforların yanı sıra donatı-mekan ilişkisi iyi kurulmalıdır. Mekanlar çoğunlukla kullanıcılar tarafından donatıldıklarından, o mekanın yaşanabilirliği bir anlamda kullanıcı kontrolundadır. Mekan ne kadar iyi düzenlenirse, o derecede kullanışlı olur.

Donatıların seçimi, yoğunluğu ve mekansal organizasyonu, mekan kullanışlılığını etkileyen önemli faktörler arasındadır. Mekanlar düzenlenirken, mekan içinde yeterli derecede ferahlık sağlanmalıdır. Odadaki eşya ne kadar düzenli olursa o kadar ferah algılanacaktır. Ferahlık ve büyüklük ayrı kavramlar olduğu ve boş bir odanın ferah olarak değerlendirilemeyeceği göz önüne alınmalı, ferahlığın ancak işlevin gerektirdiği eşya düzeni ile anlam kazanacağına dikkat edilmelidir.

Eşya düzeni kadar renk düzeni de ferahlık üzerinde etkilidir. Eşyaların hantal, yüksek ve koyu renkli olanlarına kıyasla, küçük boyutta, hafif görünüşlü, yere yakın ve açık renkli olanları, kapladıkları hacim ve ışık yansıtıcı özelliklerinden dolayı ferah görünmeye yardımcı olabilirler. Renklendirmede mekanın bütünlüğünü bozmamak gerekir. Donatıların birbirleriyle ve yapı elemanlarıyla olan uyumu da göz önüne alınmalıdır.

İnsanların yaşadığı toplumsal kesim, onların beğenilerini de belli ölçüde etkilemektedir. Özellikle donatı seçimi, tutum, ekonomik durum ve sosyal alışkanlıklara dayanan bir olaydır. Ekonomik yanı bir tarafa bırakılırsa, her insanın tutum ve davranışları kendine özgü bir değer taşımakta, kişiden kişiye farklılaşmakta ve beğeni gruplarını da etkilemektedir. İnsan zevkleri eğitim farklılıklarına ve kültür seviyelerine göre değişmekte, meslek grupları arasındaki farklılıklar bile donatı seçimine yansımaktadır. Rasgele gözlemler dahi, bir mimar ile bir tüccar ya da öğretmen evlerinin çok farklı biçimlerde döşenmiş olduğunu göstermektedir.

Mekanlar ve donanım, yaşayanların düşüncelerini, duygularını, görüşlerini yansıtır ve yaşamlarını biçimlendirir. Kişi yaşadığı mekanı kendi zevkine göre donatır, dolayısıyla kendi kişiliğini donatı seçimine yansıtır.

Mekanın görsel algılanması üç algılama türünün bütünleşmesiyle ortaya çıkmaktadır. Bunlar:

*Işık algılaması,
*Mekansal organizasyon algılaması,
*Renk algılaması.

Yapılar, mimar tarafından tasarlanırken mekan algılamasına etki eden tüm bu etmenler göz önünde bulundurulmalıdır. Yapı elemanları ile birlikte sabit ve hareketli donatılar da düşünülmeli, mekan organizasyonundan renk ve dokusuna kadar her şey belirtilmelidir. Mekan oluşturulurken, kullanıcının zevkine göre belirli bir esneklik vardır. Çeşitli bölücüler, duvar, perde, dolap ve diğer donatılar buna olanak sağlayabilir. Sürekli bir koşuşturma ve monotonluğun söz konusu olduğu günümüz yaşantısında, konut içinde monotonluk esnek donatılarla bozulabilmekte ve bu donatılar çok amaçlı kullanılabilmektedir. Bir fiziksel konumun kolay ve çabuk değiştirilebilmesi, devingen donatı, kolay değişen duvarlar, perdeler vb. gibi nesnelerle tasarlanması, kişilere kolaylık sağlar.

Donatıların mekana yerleştirilmesi, birbirleriyle olan ilişkisi, renk, doku, biçim vb. unsurlar mekanın değişik şekillerde algılanmasına neden olur. Mekanlar insanlar için oluşturulduğuna göre bir anlamda huzur ve refah ortamı olmak durumundadırlar. İçinde yaşanılan mekanlar insana mutluluk verebilmeli, rahatlık ve güzellik ön planda olmalıdır.

Geleneksel Türk evlerinde dış mekana olduğu kadar iç mekana da önem verilmiştir. "Oda" konut içinde geçebilecek her türlü eylemi barındırabilecek niteliktedir. Donatıların portatif olması, mekanın çok amaçlı kullanılabilmesine olanak sağlamaktadır. Aynı mekanda oturma, yatma, yemek yeme ve temizlik eylemleri gerçekleştirilebilmektedir. Kısaca, Türk evinde oda kavramı birçok işlevle yüklü olup, sabit ve hareketli donatılar bu işlevleri yerine getirebilecek şekilde seçilmiş ve kullanılmıştır.

Günümüz konutlarında mekanlar, içinde geçecek eylemlere göre bölünmüştür. Bir yemek odasında sadece yemek yeme eylemi gerçekleştirilmekte, dolayısıyla mekanlar o eylemlere olanak sağlayacak şekilde döşenmektedir. Örneğin, bir dinlenme mekanında donatıların rahat oturulabilir ve gerektiğinde uzanmaya elverişli olması gerekmektedir. Oturma düzleminin zemin etkisinden korunacak ve diz bükümünü karşılayacak kadar yükseltilmesi, omurgaya gelen baş ve kol yüklerinin başka yerlere aktarılması, dinlenmek için şarttır. Düz bir zemine oturmak dinlenme konforu açısından yetersizdir. Oturulan düzlemin kan dolaşımını kolaylaştıracak bir yumuşaklıkta olması, omurgadaki basıncı azaltmak için sırtın bir yere dayanması kol ağırlıklarının kolçak, yastık gibi bir elemana aktarılması gerekmektedir. Bunu karşılayacak elemanlar bağdaş kurulan sedirden başlayarak günümüz teknolojisinde yaratılan çok çeşitli kanepelere kadar gelmiştir.

Bir mekanın çok pahalı, abartılı ve gösterişli donatılara sahip olması, o mekanın estetik değerini etkilememekte, güzel olmasını sağlamamakta, aksine çirkin olarak değerlendirilmesine neden olmaktadır. Örgütlenme de mekanın estetik değerini yükselten bir boyut olarak görülmeyip, çok ferah, kullanışlı, geniş, düzenli, kısaca iyi örgütlenmiş mekanlar çirkin, sıradan, sevimsiz ya da boş olarak algılanabilmektedir. Ferahlık veya genişlik, mekan içinde bir güzellik ölçütü değildir. Ferah mekan, yerine göre güzel olabilmekle birlikte, her zaman güzel olarak algılanmayabilir.

Aynı alandaki farklı biçimde döşenmiş yaşama mekanlarının güzel ya da çirkin olarak değerlendirilmesi, mekandaki donatıların seçimi ile doğrudan ilgilidir. Diğer faktörlerle birlikte, donatının stil, biçim, renk, doku ve malzemesi, o mekanın genel efekti üzerinde çok etkili görülmektedir. Donatıda güzellik ön planda tutulmalı, dolayısıyla donatılar çok iyi bir biçimde ve bilinçli olarak seçilmelidir.

ERGONOMİ (İŞBİLİM)

Ergonomi, çalışmanın metotlu bir şekilde düzenlenmesi ve hem makinaların, hem de donanımın çalışan insanın yatkınlıklarına göre hesaplanması amacıyla yapılan inceleme ve araştırmaların tümüdür. Ergonomide belli bir amacı gözetmek, hareket, çevreyle etkilenme ve bütünlük gibi nitelikler vardır.

Ergonomi ikinci dünya savaşından sonra insanın daha rahat, daha başarılı olabilmesi için yakın çalışma çevresinin standartlarını yükseltmeye yönelik araştırmaların yapıldığı, psikoloji, fizyoloji ve sosyal bilimlerin ara kesitine oturan disipIinlerarası bir uğraş alanı olarak ortaya çıkmıştır. Bu dalın öncüleri olan İngiltere ve ABD'de, özellikle 1960’lar sonrasında çok önemli gelişmelere neden olacak sonuçlar elde edilmiştir.

İlk uygulamaları 1940'lara dayanan ergonominin (işbilim) başlangıcından günümüze kadar üç değişik felsefesi olmuştur. Önceleri “insanların makinalara uydurulması” düşüncesi savunulmuş, tüm olanak ve düzenlemeler bu temele dayandırılmıştır. Daha sonraki dönemde insan yönlü görüş açısı önem kazanmış ve "makinaların insanlara uydurulması" biçiminde, ilk düşüncenin tam karşıtı ele alınmıştır. Zamanımızda insan-bilim anlayışı egemen olup, "sistem yönlü” görüş hakimdir. Sistem yönlü işbilimsel tasarımların konusu, insan makine bileşimlerinin bir optimuma ulaştırılması, karşıtlıkların özgün yer ve zaman koşullarına bağlı biçimde çözümüdür.

Ergonomi ya da dilimizdeki deyimiyle işbilim, ülkemizde oldukça kısa bir geçmişe sahiptir. Son yıllarda endüstri tasarımlarında ergonomi oldukça sık kullanılan bir sözcük olmasına karşın ülkemizde, Batıdaki gelişmelerin hızını takipte güçlükler çekilmektedir.

İnsanın özellik ve yeteneklerinin araştırılması, ergonominin en başta gelen görevlerindendir. Bu araştırmalar iş ve insanın birbirlerine uyum sağlaması için gerekli olan koşulların yerine getirilmesinde yardımcı olur. İnsanın değişken koşullar altında hangi zorlamalara maruz kaldığını ve özel yeteneklerini en iyi nasıl kullanabileceğini bulmak ve araştırmak ergonominin görevidir.

Orman ürünleri endüstrisi de, gerek ahşap mobilya tasarımı, gerekse yapıların iç düzenlemeleri açısından ergonomiyle yakından ilgili olup, ergonomik ilkelere uymak zorundadır. Donatı veya mobilya insana uygun tasarlanmamışsa, insan vücudunun zarar görmesi kaçınılmazdır.

Ergonomi konuları arasında özellikle donatı tasarımı başlığı altında kullanılan malzemenin önemi fazladır. Ahşap malzeme her zaman tasarımcıların ilgisini çekmiş, beğenisini kazanmıştır. Tarih boyunca ahşabın mobilya tasarımındaki önemi ve yeri bellidir. Gerek renk, gerekse doku açısından ahşap malzemenin özellikleri, kullanıcıların her zaman tercihlerine neden olmaktadır. İnsanlar doğal malzemeye psikolojik olarak daha olumlu bakmaktadırlar. Ayrıca, insanla çevresi arasında söz konusu olan ısı alış-verişi, ahşap malzeme tarafından dengeli bir biçimde yapılmakta, bu da ahşabın kullanıcılar tarafından daha sıcak olarak tanımlanmasına ve ahşabın ergonomi açısından daha fazla önem kazanmasına imkan vermektedir.

Eski Mısır'a kadar gidildiğinde görülür ki ahşap donatılar gerek antropometrik ve gerekse estetik açıdan toplumların bugün ulaştığı standardı o zamanlarda sağlamışlardır. Bunun insanoğlunun başarısı kadar, ahşabın verdiği imkanlarda aramak gerekir.

Ergonomi açısından mobilyadan beklenenlerin tümü, ahşabın sahip olduğu özellikler tarafından karşılanabilecek niteliktedir.

MOBİLYANIN TARİHÇESİ

Mimarlık sanatından soyutlanması mümkün olmayan mobilya sanatının zamanımızdan binlerce yıl önce başladığını kanıtlayan örneklere bazı ülkelerdeki müzelerde rastlanmaktadır. İnsanoğlu tarafından, önceleri rahat oturmak için ağaçtan ve taştan yapılan mobilyalar, diğer sanat dallarında olduğu gibi, mimarinin bir iç donatım aracı olarak, antik çağdan günümüze kadar evrim geçirmiş; her ülkede olduğu kadar, aynı ülkenin ayrı sanatkarları arasında da değişik yapım tarzları ve modeller ortaya çıkmıştır.

Gereksinimlerin çoğalması, yapım alet ve makinalarının icadıyla da mobilya stil ve modellerinin gelişmesi hızlanmış, sanatkarlar kendilerine özgü bir estetik, beceri ve düşünme kavramlarını mobilyaya aksettirmişler, yaşadıkları çağın yaşayış tarzı ve sanat üslubunu yansıtmışlardır.

İLK ÇAĞ MOBİLYA (ANTİK DÖNEM) SANATI

İlk çağ sanatı, yaklaşık MÖ. 4000 yıllarında başlamakta ve Batı Roma İmparatorluğunun çöküş tarihi olan MS. 476 yılına kadar sürmektedir. Mısır, Mezopotamya, Anadolu, Yunan ve Roma uygarlıklarının eserlerini simgeleyen bu çağ antik dönem olarak da adlandırılmaktadır.

1.1 Mısır Mobilya Sanatı (MÖ. 2700-1075)

Günümüze kalabilen ilk mobilya örnekleri Eski Mısır'da görüldüğünden Mısır sanatı çok önemlidir. Mısır uygarlığından çok sayıda ahşap mobilya ve aracın kalmasının nedeni, kullanılan ahşap malzemenin kuru çöl ikliminde bozulmamasına bağlanabilir.

Eski Mısır uygarlığı, Eski Krallık (MÖ. 2700-2200), Orta Krallık (MÖ. 2050-1785) ve Yeni Krallık (MÖ. 1557-1075) dönemlerine ayrılarak incelenmektedir.

Eski Krallığın başlarında önceleri basit yapılı, kare ayaklı, kemer destekli, genellikle deri ile kaplı katlanır tabureler, sonraları ve Orta Krallık döneminin başlarında yatak ve divanlardan esinlenilmiş, arkası parmaklıklı veya papirüs sapı ile örülmüş, boğa ve aslan ayaklı sandalyeler, işlenmiş ağaç malzemeden lifler ile bağlanmış kaba yapılı yataklar, tuvalet kutuları mobilya olarak kullanılmıştır. Yeni krallık (MÖ. 1557-1075) döneminde ise malzemeler özenle işlenmeye başlanmış ve ayaklarda aslan, fil, leopar motifleri ile boğa ayağı şekilleriyle süslemeye önem verilmiştir.

Yeni krallık döneminin sonlarına doğru sandalye yapımı çok gelişmiş ve günümüzün oturma mobilyalarına benzer sandalye ve koltuklar yapılmıştır. Eski Mısır’da dolap ve komodin gibi mobilya türleri bilinmemektedir.

Mobilya konstrüksiyonlarında bağlayıcı ve hareketli aksesuar olarak önceleri basit pimler, daha sonra ise basit menteşeler ve çiviler kullanılmış; geniş tablalar dar parçalardan kinişli, kavelalı ve yabancı çıtalı olarak hazırlanmış, zıvanalı, kırlangıç kuyruğu geçmeli ve gönye burun birleştirmeler yaygın olarak uygulanmıştır.

Ağaç malzemedeki kusurlar yamanmış, çatlaklar özel macun ile doldurulmuş, yüzeyler boyanmış, kaplama kullanılmış ve lüks mobilyalarda abanoz ağacına altın ve gümüş ile kakmalar yapılmıştır.

Rendenin bilinmediği, bunun yerine kumtaşından yararlanıldığı bu dönemde marangozluk aracı olarak keser, balta, yaylı matkap, keski, tokmak, uç testere ve ağaçtan yapılmış tornalar, ahşap malzeme olarak da akasya, akçağaç, ılgın, ardıç, sedir ve servi kullanılmıştır.

1.2 Mezopotamya Mobilya Sanatı (MÖ. 4000-700)

Fırat ve Dicle nehirleri arasında bulunan bölgede Sümerler, Akadlar, Elamlar, Asurlar büyük uygarlıklar kurmuşlardır. Bu uygarlıkların mobilya ve eşyaları çok süslemeli olmalarına karşın, Mısır sanatındaki kadar dengeli ve uyumlu değildir. Ayrıca ahşap malzeme fazla kullanılmamış, metal aksesuarlara daha fazla önem verilmiş olup, bu bölgede yapılan arkeolojik kazılarda çok sayıda heykel ve süs eşyası elde edilmiş, insan figürlerine, bronz kelepçelere, sarmal metal süslere, mobilya ayaklarında aslan pençesi ve kozalak şekillerine rastlanmıştır.

1.3. Anadolu Mobilya Sanatı (MÖ. 700-500)

MÖ. VIII. Yüzyılda İç Anadolu platosunda 200 yıla yakın hüküm sürmüş olan Frigya krallığına ait Gordion Kral mezarında 1300 yıllarından itibaren devam eden kazılarda çıkarılan çok sayıdaki eşya arasında ağaç mobilyalar da vardır.

Kral mezarından çıkarılan mobilyalardan masa ve sehpaların tablaları cevizden, ayakları şimşirden (buxus sempervirens L), kakmalar ise güzel kokulu ardıçtandır (juniperus foetidissima wild) yapılmıştır.

Yatakların platform ve uzantıları sedir (cedrus libani loud), köşe blokları porsuk (taxus baccata l.) taşıyıcılar ise porsuk ve şimşirdendir. Ağaç mobilyalarda bağlantılar aynı cins ağaçtan yapılan kavelalarla yapılmıştır. Mobilyada fonksiyon ve estetik birlikte düşünülerek sarı, sert ve yoğunluğu çok fazla olan şimşir ağacının dayanıklığının yanı sıra, onunla çok güzel kontrast oluşturan koyu renkli ceviz, ardıç ve porsuk kullanılmıştır. Kakmaların güzel kokulu ardıçtan yapılması hem güzel koku saçmakta, hem de böceklenmeyi önlemektedir. Üç ayaklı masaların ayakları kavislidir. Şimşir üzerine yumuşak ağaç ardıçtan kakma yapılması da dikkat çekicidir. Yatakların sedir ağacından yapılmasının nedeni, kokusu ile parazit saldırılarına engel olmasındandır.

1.4 Yunan Mobilya Sanatı (MÖ. 450-192)

dikkat çekmektedir. Yapılan kazılara, resimlere ve Homeros'un İlyada ve Odessa destanlarından elde edilen bilgilere göre Eski Mısır sanatının etkisinde kalan Yunan mobilyaları, tabure, masa, sandalye, yatak gibi oturma, yatma amaçlı genellikle basit, sıradan eşyalardır. Mobilyada ahşap malzemenin yanı sıra metal, özellikle bronz kullanılmıştır.

Yunan mobilya sanatında üç ayaklı sehpalar, arkalıklı sandalyeler ve altın işlemeler önemli olup, özellikle sandalyelerdeki ölçü, oran ve biçimler günümüz sandalyelerine benzemektedir.

1.5. Roma Mobilya Sanatı-Kuvvet Çağı (MÖ. 500 -MS. 450)

Bu dönemin esas mobilya tipleri olan yatak-divan, sandalye, masa ve küçük sandıklara ek olarak duvar dolapları da gelişmiştir.

Açılıp kapanabilir tabureler, geniş divanlar, geniş ve uzun kolların dayanabildiği koltuklar önem kazanmıştır. Karyolanın ayakucu ile baş yastığı kaldırılmış, uyuma dışında oturma, dinlenme ve yemek amaçları için de kullanılmıştır.

Örülmüş koltuk kullanılmakta ise de bugüne kadar örnek kalmamıştır. Ayakları tornalanmış ve kakmalar yapılmış masalar sadece yemek amacı için kullanılmış, diğer zamanlarda kanepenin altına sürülmüştür. Tornalı ayakların Mısır mobilyalarından başlıca ayrıcalığı, yivlerdeki daralmanın kırılma inceliğine yaklaşması, böylece mobilya hantallıktan kurtulmasıdır.

Biklinium adı verilen iki kişilik yemek kanepeleri kalabalık törenlerde, bir tarafı servis için açık bulunmak üzere masanın üç yanına konmuştur.

Eski Yunan ve Roma’da eşyaların çoğu duvarlara asıldığından büfe, vitrin, dolap türünden mobilyaya rastlanmamakta, Orta çağın başlarına doğru raflı, kapaksız büfeler görülmeye başlamaktadır.

Roma sanatı Yunan sanatının bir uzantısı olup, aynı süsleme biçiminden ayrılmamıştır. Mobilya kasaları genellikle ahşap, metal ve taş süslemeli, ayaklar gümüş ve fildişi kakmadır. Mobilya yapımında tunç ve bronz da kullanılmıştır. Roma mobilyası Roma sanatının farklı ülkelerde değişik biçimde uygulanmasından oluştuğu için bir üslup bütünlüğü göstermez. Aşırı süsleme anlayışı mobilyaya da yansımış ve her mobilya anıtsal bir görünüm almıştır.

2 –ORTA ÇAĞ SANATI - ROMAN VE GOTİK DÖNEM (MS. 476-1550)

Roma sanatının devamı Roman sanatı ile bunu takip eden dinsel etkilerin ağır bastığı ve çağa daha çok damgasını vuran Gotik Sanatı olmuştur. Bunun yanında Bizans’ta, Arap ülkelerinde, Anadolu’da ve Uzakdoğu ülkelerinde de mobilya ile ilgili örnekler görülmüştür.

Ortaçağ, Doğu Roma İmparatorluğunun Yıkılışı (1453) ile son bulmasına rağmen, Gotik sanatı bir süre daha etkisini sürdürmüş ve Rönesans ile yeni bir sanat anlayışına yerini bırakmıştır.

2.1. Bizans Mobilya Sanatı (MS. 527-1025)

Bizanslıların mobilya sanatı, Roma sanatının bir devamı olup, daha sonra Doğu sanatının etkisi de görülmektedir.

Mobilya biçimleri oldukça basit olmakla beraber, Doğu sanatının etkisinde kalması nedeni ile çok süslü bir görünümdedir.

2.2. Türk Mobilya Sanatı (MS. 1000-1400)

Antik çağda kurulan Mezopotamya devletlerinde ve Hititlerde olduğu gibi, mobilya örneklerine fazla rastlanmamaktadır. Türk devletlerinden özellikle Gaznelilerde (X-XII yüzyıl) dekoratif sanatlar çeşitlenmiştir.

Selçuklularda ağaç malzemeden yapılan eserler arasında titizce işlenmiş oyma ve kakmalı mihrap, minber, rahle, kapı ve pencereler görülmektedir. İnsan ve hayvan resim ve şekilleri yerine çiçek ve geometrik motiflere yönelinmiştir. En karakteristik motifler birbirini kesen üçgen ve yıldızların oluşturduğu geometrik süslemelerdir. Osmanlıların son dönemlerine kadar masa, sandalye, büfe, komodin gibi mobilya türlerinin geniş kullanımı görülmemiştir. Daha çok alçak sedirlere oturulmuş, yer sofralarında yemek yenmiş ve duvarların üst kısımlarına dizilmiş yarı kapalı raflar, ağaç malzemeden yapılmış gömme dolaplar kullanılmıştır. 14. Asırda Osmanlılarda Edirnekarı (Edirne işi mobilya) adı verilen değişik karakterde mobilya yapımına başlanmış, , özellikle sandık, rahle, kavukluk, yüklük kapakları ve tavan gibi ağaç malzeme üzerine boyalar ile süsler ve çeşitli motifler yapılmıştır.

Yeni çağın başında Osmanlı saray ve konaklarında batıdan ithal edilmiş mobilyalar yer almıştır.

Ortaçağ Arap Sanatında da mobilyaya az rastlanmakta, Endülüs'te arabesk süslemeli bazı kanepeler, alçak masalar ve duvar rafları görülmektedir.

2.3. Roman Mobilya Sanatı (MS. 1000-1250)

Roman sanatı , Roma sanatının Batılı Hıristiyan Latin ülkelerce benimsenmiş bir aşamasıdır.

Daha çok dini etkilerin ağır bastığı bu döneme ait zamanımıza kadar kalan mobilya sayısı çok azdır. Kalanlar ise genellikle kilise, saray ve şatolardadır. Bu nedenle konutlarda kullanılan mobilyaya pek rastlanmamaktadır. Konut içindeki mobilyalar dört ayaklı masa, bank, sandalye, açılıp kapanır tabure ve divan ile sınırlıdır. Konut mobilyaları basit ve kullanım amacına yöneliktir. Ağaç malzemenin işlenmesinde balta, testere, keski, matkap, çekiç ve XII yüzyıldan itibaren de rende kullanılmaya başlanmıştır.

Mobilyalar ağır, büyük ve şatafatlıdır. Tahtalar üst üste konup demir bantlar ve çiviler ile tutturulmuş, son zamanlarında ise çeşitli birleştirme şekilleri kullanılmıştır.

Aşırı süsleme eğilimi nedeniyle mobilyalar fonksiyon amacını aşacak şekilde süslenmiş ve anıtsal bir görünüş almıştır.

Roman mobilya sanatı, farklı ülkelerde değişik biçimlerde uygulandığı için bir üslup bütünlüğü göstermemektedir.

Bu dönemde ağaç malzeme olarak, Kuzey Avrupa’da meşe, Orta Avrupa’da ibreli odunlar, İtalya, Fransa ve İspanya gibi Akdeniz ülkelerinde ise ceviz ile kayın kullanılmaktadır.

2.4. Gotik Mobilya Sanatı (MS. 1250-1550)

Ortaçağın en belirgin stili olan Gotik sanatında yapılan oturaklı ve sağlam masif mobilyalarda, ağaç malzeme çok bol kullanılmıştır.

Kalın torna ayaklar, kızak, kayıtlar ve masif tabla Gotik stilin taşra mobilyası sembolüdür.

Bu dönemin mobilyaları, Roman sanatı döneminde kullanılan, sandalye, bank, masa, sandık ve kilise dolapları dışında okuma rahleleri, açılıp kapanır masalar ve dolaplardır.

Mobilya üretiminde bugün kullanılan marangozluk el aletleri basit şekilde kullanılmış, 1322 yılında Ausburg'da hızarın bulunması ile tahtalar daha kolayca işlenebilmiştir.

Ağaç malzemenin birleştirme ve konstrüksiyon şekillerinin 15. yüzyıldan itibaren gelişmesi, hızarlarla ince tahtaların elde edilebilmesiyle, Gotik dönemi mobilyası daha hafif, zarif ve zengin duruma gelmiştir.

Mobilyalarda bugün alışılmış birleştirme şekilleri uygulanmış olup, Güney Almanya ve Alp bölgesinde masif ve çerçeve konstrüksiyon tarzı, kuzeyde ise ızgara konstrüksiyon daha yaygındır.

Ağaç malzeme olarak her ülkenin yerli ağaç türleri kullanılmakta ise de, en çok kullanılan ağaç türü meşe olup, bu nedenle Gotik mobilya çağına Meşe Çağı da denmektedir. XIV. Yüzyılın sonlarına doğru Avrupa’daki Rönesans hareketi etkisiyle Gotik tarzı gerilemeye başlamıştır.

3 - RÖNESANS MOBİLYA SANATI - RÖNESANS DÖNEMİ (MS. 1500-1600)

Rönesans Mobilya sanatı yaklaşık bin yıl süren ortaçağın derebeylik düzenine, ekonomik yapısına ve dine dayalı katı kültürel tutuma duyulan tepkiden doğmuştur.

Bu dönemde bir ölçüde antik sanata dönüş görülürse de, ölçülerde ve süslemede zarafet ve denge bulunmaktadır.

Rönesans döneminde her ülkede kendi bölgesel özelliklerine göre birbirinden oldukça farklı stiller geliştirmiştir. Rönesans'ın kaynağı olan İtalya’da mobilyada hızlı bir gelişme görülmüş, daha çok doğu süslemeciliğine dayanan oyma ve kabartma önem kazanmış, dolap kapaklarına yağlı boya ile gerçek bir tablo değeri taşıyan resimler yapılmış, marangozluk ikinci plana itilmiştir.

Felemenk Rönesanssında çok ince ve nefis oyma işçiliği, İspanya’da Arap motiflerini Rönesans sanatıyla bağdaştırma çabası, Almanya’da ise daha yalın ve sağlam konstrüksiyona dayalı yapıtlara yönelinmiştir. İngiltere’de Rönesans sanatı II. Henry stili diye adlandırılan ve bol geometrik motiflere ağırlık veren bir özellik göstermektedir.

Bu dönemde meyve ağaç türleri kullanılmıştır. Yeni ve iyileştirilmiş el aletleri ile özellikle çeşitli rendeler ile köşelerde birleştirilen parçalara şekil verilmesi kolaylaşmış, XVI. yüzyılın başlarında kaplama kesme makinasının bulunması, kaplama tekniğinin gelişmesini sağlamıştır.

100 yıl kadar süren Rönesans dönemi sonunda özellikle Avrupa’nın Katolik ülkelerinde dinsel konuları etkileyici bir şekilde yansıtan, tümüyle eğri çizgilere ve bol figürlü biçim anlayışına dayanan Barok sanatı doğmuştur.

4 - BAROK VE ROKOKO MOBİLYA SANATI (MS. 1600-1780)

4.1. Barok Mobilya Sanatı (1600-1720)

Rönesans dönemi sonunda, yani XVI. yüzyılın ilk yarısında özellikle Avrupa’nın Katolik ülkelerinde dinsel konuları etkileyici bir şekilde yansıtan, tümüyle eğri çizgilere ve bol figürlü biçim anlayışına dayanan Barok sanatı doğmuştur. Barok sanatı daha çok sarayın mutlakıyetçi tutumunun abartmalı bir ürünüdür. Rönesans’ın yüzeyde ince süslemeciliğine karşı, Barok'un amacı şaşırtmak ve göz kamaştırmaktır.

Barok mobilya sanatının başlıca özelliği üst görünüşlerde genellikle dairesel dönüşlü köşeler, ön ve yan görünüşlerde iç ve dış bükey yüzeyler, çok süslü ve kıvrımlı oymalar olarak özetlenebilir.

Barok sanatı Avrupa’nın Katolik ülkelerinde kolayca benimsenmiş, Fransa’da ise sosyal ve kültürel nedenlerle bir süre gecikmeyle, sadeleşerek, sarayın eğilimine dönük, kralların adları ile anılan Louis’ler dönemine geçilmiştir.

XII. Louis stili mobilya, gerçek Louis stillerine bir geçiş dönemidir.

XIII. Louis stili, barok sanatının Fransa'da yeni bir anlayışla şekillenmesidir. Bu akım büyük ölçüde İtalyan ve daha sınırlı olarak İspanyol Rönesanssından etkilenmiştir.

Kapılara arabesk oymalar yapılmış, tavanlar çoğunlukla ceviz ağacı ile kaplanmıştır. Mobilya genellikle ağaç malzemedendir. Yatak tavanları sarmal ve tespit ayaklı sütunlar üzerine yerleştirilmiştir. Dolaplar, motiflerle süslü çekmecelere bölünmüştür. Bu dönemde kabine ve konsollar ilgi gören mobilya türlerindendir. İlk olarak elbise asılabilen dolaba da bu dönemde rastlanmaktadır.

Barok mobilya sanatını temsil eden asıl stil, XIV Louis (1638-1715) dir.

Bu stildeki belli başlı özellik, oturma mobilyasındaki ayakların eğmeçli, arkalıkların yanlarda düz, üstte çoğunlukla simetrik taçlı, köşelerinin yuvarlak oluşudur. Ayakların üst kısmı kabartma yaprak oymalıdır. Kayıtların oymasında bazen simetri görülmemektedir. Arkalıkları yuvarlak okuma koltukları yaygındır. Yüksek arkalıklı koltuklar, kolçaksız sandalyeler ve tabureler bu dönemde yaygınlaşmıştır. En çok kullanılan ağaç türleri ceviz ve meşedir.

4.2. Rokoko Mobilya Sanatı (1729-1780)

Barok (XIV. Louis) ile Rokoko (XV. Louis) stili arasında “Regence stili” geçiş dönemini oluşturmaktadır.

Rokoko üslubu ilk olarak Fransa’da XV. Louis döneminde benimsenmiştir.

Rokoko, karışık ve dolambaçlı çizgiler, kabartmalı yüzeyler, derin oymalar, canlı ve kontrast renkler ile göz kamaştıran bir üslup olarak mobilyaya yansımıştır. Duvarlar çok ince oymalı lambriler ile kaplanmıştır. Mobilya yüzeylerine gül ağacından kakma çiçek süsleri, lake üzerine boya ile uzak doğu konuları işlenmiştir. Karyolaların yanına komodin, tuvalet masası ve değişik boyda masalar konulmaktadır. Kolçakları kumaşla kaplı divanlar, berjer koltuklar, merkiz ve şezlonglar bu dönemde ortaya çıkmıştır. 1750 yıllarına doğru Osmanlı denilen sedirler, iki başuçlu hasır örgülü kanepe-divanlar (turkuvaz) moda olmuştur.

XV. Louis stili mobilyanın özellikle koltuk ve sandalyeleri günümüzde de çok beğenilen ve uygulanan tiplerdir. Ölçü, biçim ve süsleme bakımından son derece dengeli ve uyumlu görünüşü bulunmaktadır.

Rokoko stili mobilyada oyma, kabartma ve taçlar simetrik olup koltuk, kanepe, sandalyelerde oturma ve arkalık yüzeyleri için özel kumaşlar dokunmuştur.

Ayaklar eğmeçli ve kenarları fitillidir. Ayak sırtları çoğunlukla yaprak ve bazen de çiçek kabartmalıdır. Kayıtlar, ayak eğmeci ile köşe yapmadan geniş bir yayla birleşir. Ön ve yan kayıtların ortasında simetrik taçlar bulunur. Kolçaklar üç yönden de eğmeçlidir. Kolçak üstleri hafif dolgulu olarak kumaşla kaplanmıştır. Arkalıklar yanlarda ve üstte uyumlu eğmeçlerle şekillenir. Arkalık ortasında çoğunlukla simetrik bir taç bulunur. Ağaç malzeme olarak Barok dönemde kullanılanların dışında gül ağacı ve palisander de kullanılmıştır.

Günümüz mobilya yapımında, Barok ve Rokoko stillerinin yukarıda belirtilen çok abartmalı ve yüksek maliyetli biçimlerinin uygulanması ekonomik nedenlerle güç olduğu için, daha çok XV. ve XVI.Louis stillerinin sadeleştirilmiş biçimleri “Klasik Mobilya” olarak adlandırılmaktadır.

XVIII. yüzyılın sonlarına doğru Avrupa ülkelerinde, ekonomik nedenlerden ötürü, daha yalın mobilya tipleri aranmaya başlamış, bunun sonucunda öncelikle Fransa ve İngiltere'de olmak üzere “Neoklasizm” diye adlandırılan yeni çağa ait stiller gelişme göstermiştir.

5 –YENİ ÇAĞ (NEOKLASİK) MOBİLYA SANATI (MS. 1770-1850)

Yeniçağda Barok ve Rokokonun gösterişli görünüşüne tepki olarak doğan mobilya tiplerinin yapılmasında Fransa'da XVI.Louis, Directoire, Empire, Louis Philippe; İngiltere'de Queen Anne, Dört büyükler denilen Chippendale, Adam Hepplewhite, Sheraton, Georgian I, II ve III ile Almanya'da Biedemeier stilleri görülmüştür.

5.1. XVI. Louis Stili (Zopf Stili) (1774-1793)

Bu stilde XV. Louis stilinin çok kıvrımlı, süslü ve asimetrik biçimleri terk edilerek, düz çizgili, dik açılı biçimler getirilmiştir. Köşeler keskin olmayıp, hafif ve yalındır. İncelen ölçüler, uyumlu süslemelerle zarif bir bütünlük sağlamaktadır.

Mobilya ayakları genellikle aşağı doğru daralan silindir şeklinde olup, boyuna oluklara sahiptir. Ayak üstleri kare kesitli olarak bitmektedir.

Sandalye ve koltukların arkalıkları dolu veya kalp, kupa biçimindedir. Dolu arkalıkların üzerinde çoğunlukla simetrik taç bulunmaktadır. Oymalar derin değildir. Ağaç kakmacılığı yapılmakta, ölçüler dayanım limitine kadar indirilmektedir.

Süs motifleri olarak çiçekler, meşe ve defne yaprakları, oluk, ok, yay, meşale, başak ve koçanlar kullanılmaktadır.

XVI. Louis stili, diğer Louis stilleri gibi günümüzde klasik mobilya olarak geniş kullanım alanı bulmaktadır.

5.2. Directoire (Messidor) Stili (1750-1830)

Directoire stili mobilyanın başlıca özellikleri, kare görüntülerin ağır basması, sandalye ve koltuk arkalıklarının çok yalın ve az eğmeçli yapılmasıdır. Kolçak uçları kare biçiminde bitmekte, az miktarda süsleme motifleri bulunmaktadır.

Fransa'da, XVI. Louis stilinden Empire stiline dönüşümde bir ara dönemi oluşturmuş olan Directoire stili, aynı yıllarda İngiltere’de gelişen Adam Stili ile bağdaşıktır.

5.3. Queen Anne Stili (1665-1714)

Fransa'da XVI. Louis döneminde, klasik mobilyadan neoklasik akıma geçilirken İngiltere'de Queen Anne stili gelişmiş, daha sonra “Dört Büyükler” diye adlandırılan İngiliz neoklasik mobilyasının aslını oluşturan stillere geçiş dönemi olmuştur.

Queen Anne stilinde ayaklar XV. Louis stili ayakların bir benzeridir. Yalnız üstlerindeki kabartma ve oymalara ilk yıllarda bir ölçüde yer verilmişse de, sonradan bu süslemeler tümüyle kaldırılmıştır. Kayıtlardaki dekupe biçimlendirmeler çok sadedir. Yalnız ayak eğmecine uygun form verilmiş, bazı işlerde kayıt altları düz olarak hazırlanmış, eğmeçli ayağa geçişte köşelere bir takoz konulmak suretiyle uyum sağlanmıştır. Sandalye ve koltuklarda arkalıklar, arka ayağın uzantısı olarak hafif bir iç bükey eğmeçle yükselmiş, üstte çeyrek daire şeklinde arka kayıtla birleşmiştir. Arkalık ortası çoğunluk kupa benzeri tek bir dikey parça ile bölünmüş, parçanın ortasına bazen dekupe oyma yapılmıştır.

5.4. Georgian Stili (1714-1820)

Yaklaşık yüzyıl sürmüş olan bu stil, sadeliği, zarafeti, sürekli üretime yatkınlığı ile günümüzde de uygulanan belli başlı dört mobilya stilinin (Chippendale, Adam, Hepplewhite ve Sheraton) ortaya çıkmasına neden olmuştur. Bu döneme İngiltere'de “Altın Dönemi", maun ağacı çok kullanıldığı için “Maun Dönemi” veya “Dört büyükler Dönemi” gibi adlar verilmektedir.

5.5. Dört Büyükler Dönemi (1718-1806)

5.5.1. Thomas Chippendale (1718-1779)

Chippendale stili, Queen Anne stilinin bir uzantısıdır. Mobilya çeşitleri artmış, büfelerin yerine uzun konsollar ortaya çıkmış, kabineler vitrinli, raflı ve çekmeceli olarak kombine bir yapıya kavuşmuştur.

Ayaklar önceleri eğmeçli (kıvrık) ve süslü, daha sonra düz ve yalın bir biçim almış, küçük tip masalar çoğalmıştır. Chippendale stili önceleri etkilendiği İngiliz-Fransız ve Çin üsluplarına göre İngiliz Chippendale, Fransız Chippendale ve Çin motiflerinin İngiliz ölçülerine göre düzenlendiği Çin Chippendale diye üçe ayrılmış, sonradan gerçek formunu bulunca bu durum da ortadan kalkmıştır.

Chippendale stili sandalyelerde ön ayaklar dikey konumlu, düz ve kare kesitlidir. Alt destek kayıtları çoğu kez yanlara konulmuş, ortadan bir ara kayıtla bağlanmıştır. Bu stilde konstrüksiyon sağlamlığına biçim kadar önem verilmiştir.

5.5.2. George Hepplewhite ( -1786)

Hepplewhite mobilya, Chippendale mobilyadan daha yalın ve basit, ölçüleri daha dar ve ince, orantıları ve eğmeçleri daha uyumlu, süsleri ölçülü ve zariftir. Hepplewhite mobilyada işlev ve estetik aynı derecede önem taşımaktadır.

Yandan düşer tablalı büyüyen masalar ilk olarak bu stilde görülmektedir. Kanepeler altı ya da sekiz ayaklı olup, oturma yüzeylerine döşemeden sonra ayrı bir minder konulmuştur.

İncelik ve zarafet Hepplewhite stili mobilyanın en belirgin özellikleridir. Ayaklar dayanma limitine kadar varan inceliktedir. Genel çizgiler son derece zarif ve ölçülüdür.

Hepplewhite mobilya daha çok sandalyeleri ile diğer stiller arasında ün yapmıştır. Günümüzde de bu stilin yemek odası takımları ve sandalyeleri yaygındır.

Sandalyelerde arkalıklar oturma bölümünden ayrı olup, şilt, kalkan, yürek ve org şeklindedir. Arkalık içleri kupa, fiyonk, defne dalı, buğday başağı, devekuşu biçimli dekupe parçalar ile süslüdür. Arka ayaklar hafifçe geriye doğru eğik, ön ayaklar ise çoğunlukla dikey konumlu, kare ya da daire kesitli olup, tabanda trampet sopası biçiminde topuzludur. Kolçaklar geniş eğmeçli ve arkalık köşesi gibi dirseklidir.

5.5.3. Robert Adam (1728-1792)

Robert Adam stili mobilya hafif ve zarif, ayakları düz veya eğmeçli olup antik motiflerle süslü, klasik detayları özenlidir. Adam stilinde ölçülerdeki incelik kadar motiflerde de ince nakışlar geçerlidir. Ayak tabanları blok topuzlu veya dışa doğru az eğmeçlidir.

Kanepelerdeki elips arkalıklar, nakışlı dikey çubuklar, eğmeçli kolçaklar ve silindirik-konik ayaklar bu stili karakterize etmektedir. Kitap dolabındaki camlar vitraya benzetilerek ağaç veya pirinçten yapılmış çubuklar vasıtasıyla cama üstten konulmuş çerçeve kafesler ile bölümlere ayrılmıştır.

5.5.4. Thomas Sheraton (1751-1806)

İngiliz mobilya tarihinde XVIII. yüzyıl sonuna ismini veren Sheraton’un ilk mobilyaları Adam ve XVI. Louis'den izler taşımasına karşın genel ölçüleri daha küçük ve düz çizgileri daha çoktur. Bu mobilya tipinin başlıca özellikleri yaylarla doğruların köşe yaparak birleşmesi, ayakların daha incelmiş olması, kolçakların S şeklinde bükülmesi, oturma bölümlerinin ve diğer mobilya tablalarının dairesel yapılması, arkalık üst kayıtlarının düz veya köşelerde içbükey olmasıdır.

Sheraton stilinde sandalye ve koltuk arkalıklar az veya çok oturma bölümünden yukarıdadır. Arkalıkların dolgularında genellikle lir, marul yaprağı, çok boğumlu dikey silindirik çubuklar ve değişik geometrik süslemelere yer verilmiştir.

5.6. Empire Stili (1801-1814)

I. Napolyon döneminde Fransa’da başlayıp gelişmiş ve Avrupa’ya yayılmış olan Empire sanatı, bir anlamda antik sanatın, çağın anlayışına göre yenileştirilmiş şeklidir.

Empire sandalye ve koltuklarda ön ayaklar daire veya kare kesitli olarak genellikle düzdür. Ayak yüzeyleri dışa doğru hafif eğmeç almaktadır. Tabanda pabuçlar top veya aslan pençesi biçiminde şekillenmektedir. Arkalıklar sırta uygun eğimdedir. Üst kayıt Yunan sanatı tipindedir. Kolçak destekleri çoğunlukla sfenks, kuğu kuşu veya kartal kanadı şeklinde olup, aynı şekillere masa ve dolap ayaklarında da rastlanmaktadır. Bu stilin en belirgin özelliklerinden birisi de çoğunluk kolçakların silindirik olması ve ön ayakla çok uyumlu bir şekilde birleşmesidir.

Ağır, kübik ve masif olan Empire mobilyada oymalar yüzeysel ve kabacadır. Kısa ayaklar üzerine oturtulmuş divan ve tabureler, yunan feneri taşıyan sehpalar, yeşil mermer tablalı ağır konsollar ve yuvarlak masalar, kayıt ve anıt biçimli yataklar, bu stilin en yaygın özelliklerindendir. Empire Stili döneminde ilk defa maun ve gül ağacı birlikte kullanılmıştır. Empire stili çok kısa devam etmiş olup, Napolyon’un iktidardan düşmesinden sonra hemen kaybolmuştur.

5.7. Louis Philippe Stili

Mobilya sanatında başlı başına bir üslup bütünlüğü göstermeyen Louis Philippe stilinde önceleri gotik sanatının bir tür sadeleştirmesi olan yeni gotik denilen bir akım başlamış, çalışmalar daha çok sarkaçlı ağaç mobilya duvar saatleri gibi ev eşyalarına yönelik kalmıştır.

5.8. Biedemeier Stili (1815-1850)

19. yüzyılın başlarında Almanya'da doğmuş, Yunan ve Roma sanatından etkilenmiş bu stil, Empire stilinin bir uzantısı sayılabilir.

Biedemeier mobilyada ilk defa tamamlayıcı mobilyaya ve tam oturma odası takımına rastlanmaktadır. Konstrüktif bakımından çerçeve konstrüksiyon hakim olup, cam da sık sık kullanılmaktadır. Dolapların içi ve camların arkası renkli kağıt ve kumaşlar ile kaplanmaktadır. Mobilyaların rengi açık olup, kiraz, maun, dişbudak ve huş en sevilen ağaçlardır.

Sandalyeler Yunan sanatı etkisinde olup. rahatlık, uyum ve denge gibi nitelikleri nedeni ile günümüzde de uygulanan tiplerdendir.

6. YAKIN ÇAĞ MOBİLYA SANATI, YENİLEŞME DÖNEMİ (MS. 1789-1900)

1789 Fransız devriminden itibaren Yakınçağın ilk yüzyılında mobilya alanında yeni bir üslubun yaratılmasından çok eski üslupların yenileştirilmesine ve konstrüksiyon tekniklerine ağırlık verilmiştir. Bu nedenle XIX. yüzyıl mobilya çalışmaları modern stile geçiş veya yenileşme dönemi olarak nitelendirilmektedir.

XIX. Yüzyılın ortalarına doğru ağaç işleme makinalarının bulunuşu ile, o döneme kadar yalnız saray ve çevresine dönük mobilya gereksinimi, sosyal değişimler ve ekonomik gelişmeler nedeniyle geniş halk kitlelerine yayılmaya başlamıştır.

Genel olarak “Taşra Mobilyası” diye adlandırılan bu mobilyalar Almanya'da “Bauer”, Fransa'da “Provincial” gibi adlar almıştır. Bu tip mobilyalar geçmiş stillerden izler taşırsa da sadeleşme eğilimi ağır basmaktadır. Genellikle oyma ve kabartmalar tümden kalkmış, ayaklar düz ya da eğmeçlidir. Süslemede birkaç aplik çıtası yeter bulunmuştur.

Yakınçağda yenileşme döneminin en geniş çalışmaları Almanya'da gerçekleştirilmiştir. Bu çalışmalar çağımızın mobilyasını gerek şekil ve gerekse konstrüksiyon yönünden etkilemiştir. Bu tip rustik mobilyalar günümüzde de özellikle dağ otellerinde, av köşklerinde, turistik amaçla dekore edilmiş tarihi yapılarda ve şatolarda kullanılmaktadır.

XIX. yüzyılın ortalarına doğru makine sanayiinin gelişmeye başlaması, özellikle Avusturya, Fransa ve İtalya'da sürekli üretim mobilyası olarak “Hezaren” sandalyelerin yapımına başlanmıştır. Hezaren bir tür bambu ve Hint kamışının adı olup, yerlilerce bu kamışlardan bükülerek ve ağaç lifleriyle örülerek yapıldığı için bu adı almış olması düşünülebilir. Aynı yöntem günümüzde de çok tutulan hasır sandalye ve koltuklara uygulanmaktadır.

Hezaren sandalye önce tornada yuvarlatılan çubukların buharla yumuşatılarak, kalıplarda istenilen ölçü ve formda bükülmesiyle elde edilmektedir. Bu parçalar cıvata ile birbirine bağlanmakta, oturma kısmı ve arkalık, kontrplak veya sırım ile örülerek kapatılmaktadır. İlk fabrikasyon bükme mobilyayı Avusturyalı Michael Thonet (1840) yılında gerçekleştirmiş ve 1841 yılında patentini Fransa, İngiltere ve Belçika’ya da satmıştır.

7 - ÇAĞIMIZ MOBİLYA SANATI - MODERN DÖNEM (1900....)

Modern sözcüğü yeni, şimdiki zamana, içinde bulunan veya yakın bir çağa ilişkin anlamına gelmektedir.

Yüzyılın başlangıcında basit, kullanım amacına ve materyale uygun mobilya imal etme akımı başlamıştır. Bu akım Almanya’da “Jugendstil”, Fransa'da “L'art Nouveau”, İngiltere'de ise “Modern stil” adını almıştır.

“Jugendstil”de (gençlik stili) geçmişin süslü, karmaşık ve tumturaklı sanat anlayışına, yaşamın gerçeklerini yadsıyan romantizmin içe dönük, donuk, renksiz yapıtlarına bir tepki görülmektedir. Fransa'da “L'art Nouveau” (yeni sanat) adıyla anılan, empresyonizm ekolunu temel alan akımda düz çizgiler, geometrik biçimler ve renkçilik egemen bulunmakta ve doğanın, özellikle bitkilerin stilize edilmesi esas alınmaktadır. Aynı yıllarda İngiltere'de bunlara paralel olarak modern stil (yeni stil) adını alan akım benimsenmeye başlamıştır.

Yüzyılımızın başlarına doğru, gerek Rönesans, gerekse 1789 devriminin etkileriyle, insanı konu alan sanatın daha geniş kitlelere götürülme çabası, mobilya sanatını etkileyen bir olgu olmuştur.

XIX. Yüzyılın 2. yarısında buhar makinasının bulunuşu, ağaç ve metal gövdeli makinaların yapılması ve yüzyılın sonunda da elektrik motorunun icadı, makine endüstrisinde büyük bir aşama olmuş, bu durum mobilya endüstrisine de yansımıştır. Makinalaşma sonucu çağımız modern mobilyasında tüketim artışı, rasyonalizasyon, ucuzluk, mimari düzenlemelere kolay uyum sağlanmıştır.

Modern mobilyada gövde bir prizma içine alınabilmekte ve gereksiz taşkınlıklar bulunmamakta, bölümlemeler bu prizma ile orantılı olarak yapılmaktadır.

Modern mobilyada kullanışlılık ve rahatlık ön plandadır. Oturma mobilyası alçak, geniş, esnek ve rahat, dolaplar kapaklı ve bol çekmecelidir. Küçük konutlarda hacmin iyi değerlendirilmesi gerektiğinden, elbise dolapları en çok elbise alabilecek şekilde yapılır, üst boşlukları gerekirse tavana kadar, bavul vb. eşya konulması için kapatılır. Kitap dolaplarında çoğunluk kapak bulunmamaktadır. Yemek masaları büyüyebilmekte ve ölçüleri altlarına yeter sayıda sandalye girebilecek şekilde ayarlanmaktadır. Kanepe ve divanlar genişletilerek gerektiğinde yatak olarak kullanılabilmektedir.

Modern mobilya sanatı da, diğer stillerde olduğu gibi değişik ülkelerde, o ülkeye özgü farklılıklar göstermektedir. Örneğin; İskandinav modern stilinin başlıca karakteristikleri açık yanlı koltukları, doğrudan doğruya gövdeye takılan ayaklar ve bu ayakları pekiştirmek için ortadan konulan ortaları inceltilmiş ara kayıtlardır. Sandalyelerde ön ve arka ayak başlıkları kayıtlardan taşırılır.

Günümüzde mobilya gereksinimi o denli artmıştır ki, özellikle büro, okul, hastane, otel, sinema gibi yerlerde daha dayanıklı mobilya yapımı bir zorunluluk olmaktadır. Bu zorunluluk son yıllarda metal iskeletli mobilyaya yönelişi hızlandırmıştır. Kare, dikdörtgen veya daire kesitli, çelik, özel mobilya borusundan dolapların iskeleti, koltuk ve sandalyelerin ayakları hazırlanmakta ve ağaç gövde bu iskelete cıvata ile bağlanmakta, böylece genel kullanım yerlerine daha dayanıklı ve ucuz mobilya sağlanmış olmaktadır.

 

TÜM KELİMELER
Ebatlama İstanbul, Mdf Ebatlama Fiyatları İstanbul, Mdf Ebatlama İkitelli, Ebatlama Bantlama Fiyatları İkitelli, Mdf Ebatlama İstanbul, Suntalam Kesim Ve Bantlama İkitelli İstanbul, Sunta Ebatlama İstanbul, Ebatlama ikitelli İstanbul, PVC Bantlama ikitelli İstanbul, Minifix ikitelli İstanbul, CNC, Eğrisel Bantlama ikitelli İstanbul, PVC Kaplamalar ikitelli İstanbul, Ahşap Kaplamalar ikitelli İstanbul, Ahşap Kaplama, Kenar Bantlama ikitelli İstanbul, Ahşap Ürünler, CNC Ahşap, Ahşap CNC, Ahşap Kesme Makinası, Ahşap Kesme Makinaları, Ahşap PVC, CNC PVC, CNC Ebatlama ikitelli İstanbul, Kenar Kaplama ikitelli İstanbul, CNC Ahsap Kesim, Eğri Kenar Bantlama ikitelli İstanbul, CNC PVC Makinaları, PVC CNC Makinaları, Ahşap Ebatlama ikitelli İstanbul, Ahşap Profil Makinaları, Ebatlama, Minifix, Kesim, PVC, Bantlama, Eğrisel Kesim, Eğrisel Bantlama, Eğrisel PVC, Akustik Panel, Motif, Kapı, Kapı Göbeği, Ahşap Desen, Kündekari, Lazer Kesim, Kapak Kordonu, Kapak Motifi, 45 Derece Kesim, Mutfak Dolabı, Banyo Dolabı, Dekorasyon, İç Mimari, Tasarım, Proje, Portmanto, Sürgü Dolap, Dikey Delik İşlemi, Yatay Delik İşlemi, Ofis Mobilyaları, Vitrin Dekorasyon ikitelli İstanbul / Avrupa Yakası Ebatlama, PVC, Minifix, Eğrisel Bantlama, Kenar Bantlama, MDF Suntalam ve Sunta Kesim Ebatlama / Arnavutköy Ebatlama, PVC, Minifix, Eğrisel Bantlama, Kenar Bantlama, MDF Suntalam ve Sunta Kesim Ebatlama / Avcılar Ebatlama, PVC, Minifix, Eğrisel Bantlama, Kenar Bantlama, MDF Suntalam ve Sunta Kesim Ebatlama / Bağcılar Ebatlama, PVC, Minifix, Eğrisel Bantlama, Kenar Bantlama, MDF Suntalam ve Sunta Kesim Ebatlama / Bahçelievler Ebatlama, PVC, Minifix, Eğrisel Bantlama, Kenar Bantlama, MDF Suntalam ve Sunta Kesim Ebatlama / Bakırköy Ebatlama, PVC, Minifix, Eğrisel Bantlama, Kenar Bantlama, MDF Suntalam ve Sunta Kesim Ebatlama / Başakşehir Ebatlama, PVC, Minifix, Eğrisel Bantlama, Kenar Bantlama, MDF Suntalam ve Sunta Kesim Ebatlama / Bayrampaşa Ebatlama, PVC, Minifix, Eğrisel Bantlama, Kenar Bantlama, MDF Suntalam ve Sunta Kesim Ebatlama / Beşiktaş Ebatlama, PVC, Minifix, Eğrisel Bantlama, Kenar Bantlama, MDF Suntalam ve Sunta Kesim Ebatlama / Beylikdüzü Ebatlama, PVC, Minifix, Eğrisel Bantlama, Kenar Bantlama, MDF Suntalam ve Sunta Kesim Ebatlama / Beyoğlu Ebatlama, PVC, Minifix, Eğrisel Bantlama, Kenar Bantlama, MDF Suntalam ve Sunta Kesim Ebatlama / Büyükçekmece Ebatlama, PVC, Minifix, Eğrisel Bantlama, Kenar Bantlama, MDF Suntalam ve Sunta Kesim Ebatlama / Çatalca Ebatlama, PVC, Minifix, Eğrisel Bantlama, Kenar Bantlama, MDF Suntalam ve Sunta Kesim Ebatlama / Eyüp Ebatlama, PVC, Minifix, Eğrisel Bantlama, Kenar Bantlama, MDF Suntalam ve Sunta Kesim Ebatlama / Esenler Ebatlama, PVC, Minifix, Eğrisel Bantlama, Kenar Bantlama, MDF Suntalam ve Sunta Kesim Ebatlama / Esenyurt Ebatlama, PVC, Minifix, Eğrisel Bantlama, Kenar Bantlama, MDF Suntalam ve Sunta Kesim Ebatlama / Fatih Ebatlama, PVC, Minifix, Eğrisel Bantlama, Kenar Bantlama, MDF Suntalam ve Sunta Kesim Ebatlama / Gaziosmanpaşa Ebatlama, PVC, Minifix, Eğrisel Bantlama, Kenar Bantlama, MDF Suntalam ve Sunta Kesim Ebatlama / Güngören Ebatlama, PVC, Minifix, Eğrisel Bantlama, Kenar Bantlama, MDF Suntalam ve Sunta Kesim Ebatlama / Kâğıthane Ebatlama, PVC, Minifix, Eğrisel Bantlama, Kenar Bantlama, MDF Suntalam ve Sunta Kesim Ebatlama Küçükçekmece Ebatlama, PVC, Minifix, Eğrisel Bantlama, Kenar Bantlama, MDF Suntalam ve Sunta Kesim Ebatlama / Sarıyer Ebatlama, PVC, Minifix, Eğrisel Bantlama, Kenar Bantlama, MDF Suntalam ve Sunta Kesim Ebatlama / Silivri Ebatlama, PVC, Minifix, Eğrisel Bantlama, Kenar Bantlama, MDF Suntalam ve Sunta Kesim Ebatlama / Sultangazi Ebatlama, PVC, Minifix, Eğrisel Bantlama, Kenar Bantlama, MDF Suntalam ve Sunta Kesim Ebatlama / Şişli Ebatlama, PVC, Minifix, Eğrisel Bantlama, Kenar Bantlama, MDF Suntalam ve Sunta Kesim Ebatlama / Zeytinburnu Ebatlama, PVC, Minifix, Eğrisel Bantlama, Kenar Bantlama, MDF Suntalam ve Sunta Kesim Ebatlama / Ebatlama, PVC, Minifix, Eğrisel Bantlama, Kenar Bantlama, MDF Suntalam ve Sunta Kesim Ebatlama / Anadolu Yakası Ebatlama, PVC, Minifix, Eğrisel Bantlama, Kenar Bantlama, MDF Suntalam ve Sunta Kesim Ebatlama / Adalar Ebatlama, PVC, Minifix, Eğrisel Bantlama, Kenar Bantlama, MDF Suntalam ve Sunta Kesim Ebatlama / Ataşehir Ebatlama, PVC, Minifix, Eğrisel Bantlama, Kenar Bantlama, MDF Suntalam ve Sunta Kesim Ebatlama / Beykoz Ebatlama, PVC, Minifix, Eğrisel Bantlama, Kenar Bantlama, MDF Suntalam ve Sunta Kesim Ebatlama / Çekmeköy Ebatlama, PVC, Minifix, Eğrisel Bantlama, Kenar Bantlama, MDF Suntalam ve Sunta Kesim Ebatlama / Kartal Ebatlama, PVC, Minifix, Eğrisel Bantlama, Kenar Bantlama, MDF Suntalam ve Sunta Kesim Ebatlama / Kadıköy Ebatlama, PVC, Minifix, Eğrisel Bantlama, Kenar Bantlama, MDF Suntalam ve Sunta Kesim Ebatlama / Maltepe Ebatlama, PVC, Minifix, Eğrisel Bantlama, Kenar Bantlama, MDF Suntalam ve Sunta Kesim Ebatlama / Pendik Ebatlama, PVC, Minifix, Eğrisel Bantlama, Kenar Bantlama, MDF Suntalam ve Sunta Kesim Ebatlama / Sancaktepe Ebatlama, PVC, Minifix, Eğrisel Bantlama, Kenar Bantlama, MDF Suntalam ve Sunta Kesim Ebatlama / Sultanbeyli Ebatlama, PVC, Minifix, Eğrisel Bantlama, Kenar Bantlama, MDF Suntalam ve Sunta Kesim Ebatlama / Şile Ebatlama, PVC, Minifix, Eğrisel Bantlama, Kenar Bantlama, MDF Suntalam ve Sunta Kesim Ebatlama / Tuzla Ebatlama, PVC, Minifix, Eğrisel Bantlama, Kenar Bantlama, MDF Suntalam ve Sunta Kesim Ebatlama / Ümraniye Ebatlama, PVC, Minifix, Eğrisel Bantlama, Kenar Bantlama, MDF Suntalam ve Sunta Kesim Ebatlama / Üsküdar Ebatlama, PVC, Minifix, Eğrisel Bantlama, Kenar Bantlama, MDF Suntalam ve Sunta Kesim Ebatlama

 

SOSYAL MEDYA

 

BİZİ TAKİP EDİN

twinter